Kuru yapraklar düşmedi, çıtırtısında yürüyemedik, göremedik, geçti. Hüzünlü lakin huzurlu yağmurlar göremedik, duyamadık pimapen pencerelerden, geçti. Buğusunda bir camın kaybolan şehir ışıklarına bakamadık, çizemedik bir şeyler, geçti. Yeni ıslanmış, yeni kurumuş sokaklarda biriken sularda yansıyan bulutlara şaşıp gökyüzünde arayamadık bulamadıklarımızı, geçti. Dizeler birikti, gelemedi bir araya, belki şaire dönecektik, dönemedik, geçti. Ders al geçip giden eylüllerden ey ekim. Şu dünyaya gün yüzü görmeye hiç mi hakkımız geçmedi?