Refik Şenol Çetin

Geçiyor mu? Geçecek mi? Geçer mi?
Reklam
Yağmadıkça
Olmuyor Yağmur yağmadıkça. Oldurulmuyor bir şekilde üst akıl, üst kalpsiz bir şeyler tarafından. Kar da yağsa razı olurum Ağustos sıcağına ama lazım olan yağmur değil mi kimsesiz avuç içlerime? Su birikintilerinden bulutlar ve yüzün yansımadıkça yanımda, yağmadıkça olmuyor yani, olmuyor iki gözüm! Mavi gökyüzü çırılçıplak, geçen üç beş başıboş bulut kimsesiz, ben çaresiz yağmadıkça.
Kimse
Kimse hatırlamıyor artık bildiğim şarkıları, bir zamanlar ezber ettiğim şiirleri. Kıymeti kalmadı. Eli kalem tutanların kalemi kırıldı. Naif kelimelerin hikmeti kalmadı. Kimse hatırlamıyor artık sokaklarda yürümenin keyfini. Elele ya da tek başına. Tadı kalmadı. Elini tutanların kalbi kırıldı. Ahı gitti sokakların, vahı kaldı. Artık o her kimse, hiç kimse.
Memleket
Sorgusuz, sualsiz, naifçe kucaklandığım yer.
Sevgili Ekim
Kuru yapraklar düşmedi, çıtırtısında yürüyemedik, göremedik, geçti. Hüzünlü lakin huzurlu yağmurlar göremedik, duyamadık pimapen pencerelerden, geçti. Buğusunda bir camın kaybolan şehir ışıklarına bakamadık, çizemedik bir şeyler, geçti. Yeni ıslanmış, yeni kurumuş sokaklarda biriken sularda yansıyan bulutlara şaşıp gökyüzünde arayamadık bulamadıklarımızı, geçti. Dizeler birikti, gelemedi bir araya, belki şaire dönecektik, dönemedik, geçti. Ders al geçip giden eylüllerden ey ekim. Şu dünyaya gün yüzü görmeye hiç mi hakkımız geçmedi?
Reklam