Bu kitabın beni en çok etkileyen yanı, her cümlenin insanda bir kapı açmasıydı. Okurken sık sık durup düşündüm çünkü yazarın kurduğu dünya, aslında bizim iç dünyamızın sessiz bir yankısı gibiydi.
En çok şu cümle vurdu mesela:
“İnsan bazen kendi gölgesinden bile kaçar, ama içindeki ses hep peşinden gelir.”
Bu satır kitabın tam kalbi bence… İçimizdeki sesle yüzleşmekten kaçtıkça büyüyen boşluğa bir ayna tutuyor.