Operadaki hayalet oldukça gizemli ürkütücü ve yazarın anlatımına göre gerçek olduğu söylenen bir aşk hikayesi.
Paris Operası'nın karanlık bodrumunda bir hayaletin dolaştığı dedikodusu yayılmaya başlar fakat kimse bu hayaleti görmemiştir. Bir istisna dışında tabii yetenkli genç şarkıcı Christine Daaé onu görebilmiş ve duyabilmiştir. Hayalet ona gizlice müzik dersleri vermektedir fakat aralarındaki ilişki sadece bu sınırda olmakla kalmamıştır hayalet genç bayana aşık olmuştur. O sırada genç bayan Daaé'nin eski dostu Chagny Vikontu Raoul Christine'e yaklaşmaya başlayınca hayaletin kıskançlığı durdurulamaz bir hale gelmiştir.
Öncelikle kitap bence çok güzel ve akıcıydı kitabı okuduktan sonra müzikallerinide izledim (kitabı şarkılarıyla okumanızı tavsiye ederim hoş bir ortam yaratıyor) Erik karakterinden biraz bahsedeyim Erik tıpkı iskelet gibi kemikli bir bedene sahip, adeta bir ölü gibi soğuk ve yüzüne bakamayacağınız kadar ürpertici bir surata sahip ama ona nazaran çok da yetenekli bir hayalet gerek mimari gerekse müzik açısından daha bir çok becerisi var hatta kitabın son sözünde yanılmıyorsam istanbuldaki Yıldız sarayının tüm gizli odaları,kasaları ve geçitleri Erik'in inşaa ettiği söyleniyor görüldüğü üzere çok başarılı ve yetenekli bir insan olabilecek kapasiteye sahip olan Erik maalesef yaşadığı dönem ve şartlar açısından Paris Operası'nın bodrumunda yaşamak zorunda kalıyor.Taki genç bayan Christine Daaé ile tanışana ve ona dersler vermeye başlayana kadar. gotik tarzda içinde müzik ,aşk ve gizem içeren bir kitap arıyorsanız mutlaka okuyun derim.
İyi günler dilerim :)