Serinin 3. ve son kitabı. Beğenime göre bir sıralama yaparsam 2, 3, 1 şeklinde olur. Selene ve Gunnar çatışması esnasında Anaid'in tam bir ergen olduğunu düşünüyorum. Zaten kitap boyunca Baalat'ı resmen çağırdı. Selene'yi yabana attı, zekasını Rock gibi, onu ilk haliyle sevmeyen ve aşağılanmasına göz yuman bir çocuk uğruna harcadı. Boş yere, birçok derde sebep oldu.
Bununla birlikte ruhlar dünyası kısımlarında oldukça iyiydi yine de asla bir Selene dirayetinde olmayacak. Anaid'in geçtiği yolları Selene çok daha vahim hallerdeyken geçebilmişti. Selene'nin 10 farklı zaafı vardı ve hepsini kontrol etmeyi bildi. Anaid'in ise yalnız bir zaafı (Roc) vardı ve kontrol edemedi. Neden Roc'a bu denli aşık olduğu da belli değil, bir saplantı olduğunu düşünüyorum. Roc'a karşı neredeyse her zaman Odish yanı aktifti. Bencilce. Roc'un onunla düzgün bir konuşması bile hemen hemen olmamıştı,buna rağmen nasıl ona bu kadar aşık olabildi? Selene'nin erkek seçimi dahi kızı Anaid'den bin kat iyi. Gunnar gibi bir baban var Anaid ve gidip Roc'a düşkün oluyorsun. Zevk desen o da yok.
Nasıl seçilmiş Selene değil yahu?
Eğer Christine olmasaydı Anaid çoktan ölmüştü. Christine kitapta en en aklı çalışan kişiydi, zaten çok güçlü ve tecrübeliydi. Açıkça odishler omarlardan daha zekiydi. Christine odish olmasına rağmen bir omar'dan bile daha sevgi doluydu. Güya omarlar daha iyi biliyordu sevmeyi. Christine mis gibi karakter.
Baalat kitaplar boyu ağır ağır göze sokulan iyi işlenmiş bir kötüydü. Biraz daha dövüşülmesini isterdim. Tam güç görmek harika olurdu.
Clodia kitabın ciddiyetini sarsıyor ve gereksiz modern kılıyordu. Parti sahnelerindense ayin sahneleri içermesini yeğlerdim kitabın. Ayrıca gerçekten kimse aşkınızı umursamıyor Anaid ve Clodia. Bu kadar boşa harcanan zamanla Anaid'in