Adı:
Mansfield Park
Baskı tarihi:
Haziran 2019
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750739439
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Fanny Price, Bertram ailesinin kır evlerinde onların yanında yetişmiş, pek ilgi gösterilmeyen, içine kapanık bir kızdır. Ancak roman geliştikçe gerçek bir kahramana dönüşecek, ahlaki yetkinliği sayesinde sonunda kendisini Bertram ailesine bütünüyle kabul ettirecektir. Ne var ki Fanny, hep mücadele etmek zorunda kalacak; bir yandan kendi duygularıyla yüzleşirken bir yandan da yakın çevresinden gelen baskılara karşı koyacaktır.

Mansfield Park, tıpkı Emma gibi Jane Austen’ın olgunluk dönemi eserlerindendir. Gerek anlatım biçimi, gerek din ve dinsel görev bilinci konularında bir tartışma başlatması bakımından Austen’ın en ciddi romanı olarak kabul edilir.
488 syf.
·8 günde·9/10
İncelememe başlamadan önce söylemeliyim ki, Jane Austen'den okuduğum ilk kitap.

Kitaba başlarken bazı baskıların adının "Umut parkı"olduğunu farkettim...nedenini merak ediyordum doğrusu..kitabı bitirdikten sonra anladım..
Gelgelelim konusuna...
3 kızkardeşten en büyüyü olan Leydi Bertham küçük bir çeyizle en varlıklı aileye "Mansfield park"konağına gelin gider..bu her kesi şaşırtır...ortancı kızkardeş Mrs.Norris (evlendikten sonrakı isimlerini kullanıyorum) eniştesinin varlıklı olmasından yararlanarak onun varlıklı papaz arkadaşıyla evlilik kurar. Gelgelelim en küçük kardeşleri Mrs.Price onlardan farklı olarak fakir biriyle evlenir ve bu ün ve vardevlet düşkünü iki ablanı gücendirir. 10 yıl küslülük zamanı dolunca Mrs.Price büyük ablası Leydi Berthama mektup yazarak aradakı buzları eritir aynı zamanda kocasının içkiye olan düşkünlüğü, kötü yaşam tarzı ve ard arda olan 11 çocuk bunu yapmakta zorunlu kılar..Bayan Norris kız kardeşlerinin bir çocuğunu hamiliğe götürmesi için eniştesi Sir Thomas'a fikir bildirir.. çok geçmeden ailenin ikinci çocuğu olan 10 yaşlı Fanny Price ailesi tarafından Mansfield parka teyzesi Leydi Bertham'ın ailesiyle yaşamaya başlar..ailesinden koparılmanın verdiği üzüntü ve üstüne çok hassas ve içine kapanık olan kız çok acı çeker...fakir aileden geldiği için zaman zaman teyzesi Mrs.Norris ve kuzenleri Maria ve Julia tarafından dışlanır. Ona en iyi davranan kuzeni Edmund ise Fanny'yi her kesten korur ve ona yardımcı olmaya çalışır..zamanla küçük kız Edmundu her kesten çok sevmeye başlar...ve bu sevgi büyük bir umut olur...

Kitapta bir çok konular aydınlatılıyor.. Paragözlülüğün, kendini beğenmişliğin, vefasızlığın insanı mutsuzluğa habsedeceğini, görünenin her zaman doğru olmadığını vs.

Bu kitapta en sevmediğim, hatta zaman zaman merhamet ve sevgi hissinden yoksun olmasından dolayı acıyarak üzüldüğüm Mrs.Norris oldu. Kendi çocuğu olmadığından papaz kocası öldüktün sonra Masfield parkı kendi yuvası ve Leydi Berthamın çocuklarına kendi çocukları gibi bakar. Aslında çocuklara olan sevgisi de babaları Sir Thomas'ın gözüne girmek adına yapar.
Fanny'yi hep hor görür ve her seferinde geldiği yeri hatırlatıp durur...paraya olan düşkünlüğü yüzünden eli çok sıkıdır ve bu durum konaktakı insanları da yorar..
Hayatımızda böyle insanlar ola bilir..kurtuluş yoktur demeliyim:)
Her yönden baksan değerli bir kitap..
İyi okumalar...
488 syf.
·4 günde
İlginç bir tesadüf ki edindiğim izlenime göre, Jane Austen'e ait olan kitapları ne zaman elime alıp okumaya başlasam, gerçek hayatta o gün yaşanan hava koşuları ile kurgu da ki hava koşulları birebir örtüşmekte.
Meselâ, yer yer kar görüntüleri ile betimlenmiş olan Emma'yı okuduğumda, her yer beş yıl gibi uzun bir aradan sonra, ilk defa bembeyaz bir örtü gibi karla kaplanmıştı. Kurguda ki anlatımla gözlerimin önünde, yağan karın uyum sağlaması. Tarifi olunamaz harika bir histi, o ana kadar hissetmediğim. Sıcacık evimde ara ara pencereden yağan karı seyrederek, kitap okumanın verdiği hazzı unutabilmem mümkün mü?
Aynı hisleri bir nebze dahi olsa, Mansfield Park'ı okurken de sezinlemek. Mansfield Park'ın yağmur görüntüleri ile betimlenmiş bölümlerini dışarıda yağan yağmur eşliğinde okumak. Düşünüyorum da ilginç bir tesadüf. Aklıma gelen tek seçenek, yazarın kitaplarını kış mevsiminde kaleme alması ve benim de kış mevsiminde okumuş olmam.
Kısaca kurguya değinecek olursak, hikâyemiz üç genç kız kardeşin ortancası olan, Miss Maria Ward'ın Mansfield Park malikânesinin sahibi olan Thomas Bertram ile evlenmesiyle başlar ve sonra olaylar Mansfield Park malikânesinin çevresinde şekillenir.
Birbirinden farklı, zıt karakterlere sahip üç genç kız kardeş. En büyükleri abla, Miss Ward; hasis, işgüzar ve dediğim dedik. Ortanca kız kardeş, Lady Bertram; sessiz, sakin ve zenginliğin verdiği doygunlukla pasif. En küçük kız kardeş, Miss Frances; bir anlık zaafının bedelini, ömür boyu sürecek fakirlik ve dünyaya getirdiği dokuz çocukla birlikte, ödemek zorunda kalan zavallı varlık.
Olaylar bu üç kız kardeş, çocukları ve çevrelerinde aileye kattıkları bireyler arasında şekillenir.
Şahsım adına karakterlerden en çok, abla Miss Ward'dan nefret ettim. Hatta nefretim o kadar had safhadaydı ki; istemeden gerçek hayatımda ortak bir yakınımız vasıtasıyla bağ kurmak zorunda kaldığım bir şahısla, Miss Ward'ı özdeşleştirdim. Kendimi bildim bileli başkasının malı ve mülkü ile, kendisine prim yapmayı seven ve övünen şahıslardan nefret etmişimdir. Benim nazarımda bu tıynette ki şahıslar, acınacak zavallı birer varlıklardır. Bir türlü idrak edemezler, başkasının malı züğürdün çenesini yorar misali. Ama mümkün değil, anlatamazsınız. Hoş anlatsanız da anlamaz ya. Maalesef özel aile toplantılarında bu zihniyete sahip bir şahısla, bir arada bulunmak zorundayım. O her zaman ki tiradına başladığında " Sana ne, be kardeşim! Milletin malından, mülkünden bizi ne ilgilendirir. " diye, haykırmak geliyor içimden ama yukarısı bıyık, aşağısı sakal misali susuyorum. Ben de çareyi uzaklaşmakta buluyorum. Ne zaman o tür bir zihniyete sahip şahısla, aynı ortamı teneffüs etmek zorunda kalsam, bir şekilde o ortamdan uzaklaşırım. Bu hareketimle kendimi o şahıslardan büyük gördüğüm hissiyatına kapılmasın kimse! Bilâkis tam tersi, söylevlerimle kurmuş oldukları sahte hayal dünyalarını yerle bir etmemek adına, almış olduğum bir önlemdir sadece.
İşte değerli okurlar, Jane Austen'in kitaplarını okurken hissetmekle kalmaz benim gibi, çevrenizdeki insanlar vasıtasıyla birebir yaşatırsınız. O karakterler ki, içinizden sanki hep sizinle birlikte. Kitap yalın bir dille yazılmış. Bana göre tek sıkıntı diğer klasiklere oranla biraz fazla ağır ilerlemesi. Eğer yazarın kitaplarını okuma niyetinde iseniz, bu kitabı sona bırakın. Aksi taktirde diğerlerini okumadan vaz geçersiniz. Ama ben beğendim. Biraz ağır ilerlese de ders alınabilecek bir kitap.
Ya ben okuduğum kitaplara fazla anlam yüklüyorum yada diğer okurlar benim hissettiklerimi hissetmiyorlar. Kim bilir...
488 syf.
·21 günde·Beğendi·6/10
#mansfieldpark #janeausten
Price ailesinin maddi yetersizlikleri den kaynaklı olarak, kızları Fanny daha iyi bir eğitim alması için teyzelerin yanına Mansfield Parka gönderilir.İçine kapanık ve güzel bir ahlaka sahip olan Fanny ev içerisinde çok sevilen ve güzel bir genç kadın halini alacaktır. Kuzenine aşık olur fakat kuzenide bir başkasına aşıktır.Bu arada Fanny için yanıp tutuşan başka bir erkek çıkacaktır.Fanny tüm çevresindeki yorumlara rağmen doğru kararı vererek mutluluğu yakalayacak.Keyifle okunacak sürükleyici aşk kitaplarından. Sosyete ve fakir kesimin yaşantısını gözler önüne seren bir hayatı anlatıyor.
Kalbinin sesini dinle her zaman doğru cevabı bulmana yardımcı olacaktır.
488 syf.
Ailesinin maddi sıkıntıları yüzünden teyzeleri tarafından büyütülen tatlı, mahcup bir o kadar da akıllı Fanny Price ın hayatını ve kuzeni Edmund a duyduğu masum aşkının hikayesi.. Kıtabın kurgusunu sevdim. Karakterler çok canlı, içimizden biri adeta. Diğer romanlarını olduğu gibi bunu da okumaya değer buldum..
508 syf.
·Beğendi·10/10
İnişli çıkışlı ufak tefek sinirler yaşayarak okudum kitabı hayranlıkla kapattım son sayfasını. Jane Austen’ın her muhteşem eseri gibi yine mutlu sonla biten okurun yüzünü güldüren güzel bir roman..
488 syf.
·Beğendi·9/10
Yoruma başlamadan önce kitabı okumama vesile olan sevgili dostum Mercan’a bir kez daha teşekkür etmek istiyorum beni bu güzel kitapla tanıştırdığı için 
Yazar hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse; Jane AUSTEN Gelmiş geçmiş kadın yazarların en büyüklerinden, en ustalarından, en sevilenlerinden biri. Sadece kadın yazarların mı? Elbette ki hayır, tüm yazarların en yetkinlerinden biri. 1775 İngiltere doğumlu, sekiz çocuklu bir ailenin iki kızından biri. Bir manastırda başlayan eğitimine evde devam eder ve ailesi tarafından yazmaya teşvik edilir. Sonuç mu? Tam altı roman. Önce 1811 tarihli Sağduyu ve Duyarlık (Sense and Sensibility) gelir. Bunu, 1813’te Aşk ve Gurur (Pride and Prejudice), 1814’te Mansfield Parkı (Mansfield Park), 1815’te Emma, ölümünün ardından 1817’de Northanger Manastırı (Northanger Abbey) ve İkna (Persuasion) izler.
Gelelim kitabımızın yorumuna; romanımızın kahramanı Fanny Price mahrur, içe dönük, duygu ve düşüncelerini kendi iç dünyasında yaşayan bir kız olarak tanıyoruz onu. O kadar hassas ki çoğu olayda başına gelenleri inanılmaz bir sabır ve sükûnet içerisinde karşılasa da, onu ruhen ve bedenen yaraladığını, hasta ettiğini anlayabiliyoruz. Dokuz yaşında dar gelirli ailesinin ona bakamama endişesi nedeniyle varlıklı teyzesi Lady Bertram ve eniştesi Sir Thomas’ın yanına gönderilir. Kuzenleri Tom, Edmund, Maria ve Julia ile kısa zamanda bir bağ kurmayı başarır ve varlığını onlara kabullendirir. Kısacası kendisini sevdiren bir mizaca sahip, bir tek kişi hariç o da diğer teyzesi Mrs. Norris. Birlikte büyüdüğü kuzenlerinin yaşam tarzından, eğitimlerinden ve terbiyelerinden hayli faydalanıyor ve ona orayı ilk günden beri sevdiren tek dostu, tek akıl hocası, dert ortağı rahip adayı olan kuzeni Edmund’un bunda çok büyük bir rolü oluyor. Yıllar içinde karşılaştığı tüm zorluklara biraz da ona duyduğu sonsuz aşkın saygısı ile katlanıyor ve Mansfıeld Parkı kendi evi olarak görüyor. Sonradan aralarına katılan yeni komşuları Grantler’in yanına misafir gelen Crawford kardeşlerin uçarı kişilikleri yüzünden hayli zor zamanlar atlatıyorlar gerçi ama Fanny bütün bu olumsuzlukların altından kendi dirayeti, ılımlı tavrı, sonsuz sadakati ve tanrının da yardımıyla sürpriz bir şekilde sıyrılıp mutluluğu yakalıyor.
Yaşadığı zamanda ki kadın erkek ilişkilerini, zengin ve lüks yaşam süren varlıklı ailelerin önceliklerini, insanların evliliklere ve dine olan bakış açılarını, aile içerisinde ki bireylerin hangi durumlarda nasıl tepkiler verdiğini, Fanny’nin anlatımından sanki zaman makinesinde o çağa gitmişsiniz gibi yaşıyorsunuz. Bu arada bu güzel klasiğin bir de filmi mevcut, kitabı okuduktan sonra izlemenizi tavsiye ederim, böylelikle okurken hayalinizde kurduğunuz tüm o sahneleri birebir yaşama fırsatını bulabilirsiniz..
Kış aylarının bu soğuk akşamlarında, yanınızda kahvenize eşlik edecek ve sizi bir an bile sıkmayacak, hayli akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan bu güzel klasiği okumanızı yürekten tavsiye ediyorum, umarım sizler de benim kadar beğenirsiniz, şimdiden herkese keyifli zamanlar ve okumalar ..
864 syf.
·18 günde·6/10
Kitap en az aşk ve gurur kadar güzeldi diyemem ama ondan çok da eksiği de yoktu. Hem akıcı hem de kendine özgü bir anlatımı var zaten yazarın. Sadece biraz uzundu kitap aksine sonu ise kestirilip atmış gibiydi biraz. Yani kısacası beklediğim gibiydi.
488 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Austen kesinlikle okudukça sevilen bir yazar, okuduğum her kitapta onu daha çok seviyorum ve anladığımı hissediyorum. Austen dünyasına girince çıkası gelmiyor insanın, bağımlılık yapıyor gibi.
Yazarın sade bir dili var, ancak gerçekçi ve net yorumları, karakterlerindeki derinlik dilini çok etkili bir biçimde süslüyor. Austen'ın gerçekçi ve objektif kalemi bir çok yazardan ne kadar üstün olduğunu gösteriyor.

Mansfield Parkı'da karakterleri ve hikayesiyle ilmek ilmek örülmüş bir roman. Karakterleri çok sevdim bazılarına da çok sinir oldum, hepsi tam kararındaydı. Yeniden Austen okumak için sabırsızlanıyorum.
488 syf.
Okurken inanılmaz haz aldığım bir kitaptı. Kitap biterken ters köşe oluyorsunuz :) diğer tüm eserleri gibi tadı damağınızda kalacak bir austen kitabı.
488 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Austen'ın diğer romanlarına göre karakterleri daha gerçek buldum. Okurken her karakterin hem beğendiğim hem beğenmediğim yönlerini farkettim. Kitabı bitirdiğimde kitabı beğenip beğenmediğim noktasında bir an kararsız kaldım. Fakat kendi okumak istediklerimizin yanı sıra gerçekte bizlerin de benzer karakter tabloları çizdiği göz önünde bulundurulursa kitap gerçekten iyiydi.
<<<Spoiler>>>
Bikere Edmund'un iyi kalpliligi ince düşünceleri beni benden aldı bir ara Darcy'e tercih edecegimi bile düşündüm ama tabiki kararsızlığı ,ne istediğini tam olarak bilememiş halleri de sinir bozucuydu.
Fanny duygusal olarak çok güçlü bir karakter olmasına rağmen ağırlığını ortaya koyamadığından silik bir kişilikti, fakat Henry ile evlenme meselesinde net karar verip tüm baskılara rağmen bunda diretmesini takdir ettim.
Henry bir garip başta çok umursamaz bir görüntü verdi, hani gönül eglendiren ona buna laf atan biriydi benim için ama sonra Fanny'nin aşkıyla bambaşka birine dönüştü, tabi bende bunun bir çeşit rol olduğuna inanıyordum ama baktım iş ciddi. Neyseki sonunda Maria ile kaçarak bizi yanıltmadı:)
Mary'den kolye mevzusunda bir ara şüphelensem de iyi biri olduğunu düşündüm genel olarak, onun esas kusuru maddeci oluşuydu, bir de tabi Edmund gibi o da kararsızdı.
Edmund'un pek çok konuda yerinde tespitler yapmasına rağmen Mary ile ilgili bu kadar yanılgıya düşmesi de ayrı bir şaşırtıcı durumdu.
488 syf.
·4 günde·10/10
Harika bir kitap daha bitti
Viktorya dönemi kitaplarına hayranım
İngiliz klasiklerinin hepsini okumak istiyorum
okunacak ne kadar çok kitap , okumak için de ne kadar az zaman var
488 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Başarılı ve dönemi yansıtan Jane Austen romanı. Fanny adlı kızın etrafında dönüyor olaylar genelde; ve düşünceler, tasvirler başarıyla aktarılmış. Yazarın Aşk ve Gurur kitabıyla kıyaslayamam tabii ki bu kitabı. Kimse bir Mr. Darcy olamaz. Mutlu sonla bitmesi de kitabın baştaki durağanlığını unutmaya yetiyor.
-"Düşünüyorum da, insanların karşısındakinden en çok şey bekledikleri ve kendi kendilerine karşı en az dürüst oldukları alışveriş evliliktir."
-"Gerçi biz insanlar her bakımdan bir mucize sayılırız ama anımsamak ve unutmak yeteneğimiz özellikle anlaşılmaz bir Sır!"
-"Ama gerçekten de insanlar doğanın yüceliğini daha derinden duyabilseler, onun güzelliğine dalarak kendilerini unuta bilseler, kötülük de azalırdı."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mansfield Park
Baskı tarihi:
Haziran 2019
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750739439
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Fanny Price, Bertram ailesinin kır evlerinde onların yanında yetişmiş, pek ilgi gösterilmeyen, içine kapanık bir kızdır. Ancak roman geliştikçe gerçek bir kahramana dönüşecek, ahlaki yetkinliği sayesinde sonunda kendisini Bertram ailesine bütünüyle kabul ettirecektir. Ne var ki Fanny, hep mücadele etmek zorunda kalacak; bir yandan kendi duygularıyla yüzleşirken bir yandan da yakın çevresinden gelen baskılara karşı koyacaktır.

Mansfield Park, tıpkı Emma gibi Jane Austen’ın olgunluk dönemi eserlerindendir. Gerek anlatım biçimi, gerek din ve dinsel görev bilinci konularında bir tartışma başlatması bakımından Austen’ın en ciddi romanı olarak kabul edilir.

Kitabı okuyanlar 274 okur

  • Elif KÜÇÜK
  • Esra Şimşek
  • Lavinia •°•.°
  • imran
  • KÜBRA MUTLU
  • Sevdalinka
  • Ilkay ondun
  • Uygar Eşki

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%1.3 (1)
8
%1.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0