✍🏻 Küçük bir soru
❓"Kitabı yarım bırakma konusundaki tavrınız nedir? Sonuna kadar direnir misiniz yoksa 'vakit kıymetlidir' deyip kapatır mısınız?"
Yorumlara bekliyorum 👇🏻
Kitap okurken hepimizin dışarıdan garip görünen o tuhaf takıntıları vardır. 📖👀
Benimki, yeni kitabın sayfalarını havalandırıp o taze kağıt kokusunu içime çekmeden asla ilk cümleye geçememek!
Peki sizin 'Bunu bir tek ben mi yapıyorum?' dediğiniz garip okuma alışkanlığınız ne?
Ayraç niyetine fiş kullananlar, son sayfayı önceden okuyanlar...
İtirafları yoruma bekliyorum! 👇😅
Kitap okurken hepimizin dışarıdan garip görünen o tuhaf takıntıları vardır. 📖👀
Benimki, yeni kitabın sayfalarını havalandırıp o taze kağıt kokusunu içime çekmeden asla ilk cümleye geçememek!
Peki sizin 'Bunu bir tek ben mi yapıyorum?' dediğiniz garip okuma alışkanlığınız ne?
Ayraç niyetine fiş kullananlar, son sayfayı önceden okuyanlar...
İtirafları yoruma bekliyorum! 👇😅
Bu kitabı okumak bana küçükken kırtasiyelerde ismini ve kapağını beğendiğim için anneme yalvar yakar aldırdığım masal kitaplarını okuduğum zamanları hatırlattı. Okumayı öğrendiğim zamandan beri kitap okumak en sevdiğim şeylerden biri olmuştu. Ve o zamanlar da ejderhalı, büyülü, cadılı, gezginli kısacası klasik bir masal tiplemesinde görülen herşeye karşı büyük ilgi duyardım, hala da öyleyim. Sadece okuduğum öyküler uzamaya, daha da derinleşmeye, farklı farklı unsurlara, yeni problemlere ve çok daha fazlasına sahip olmaya başladı. Yani fantastik romanlara. Bu tür uzun ve karmaşık kurgulardan kısa süre uzaklaşıp tekrar o eski zamanlara dönmek de özlemi derinlerde hissetmeme sebep oldu. Belki gece 3 e kadar okuduğumdan dolayı fazla duygusal bakmışımdır ama her neyse. Sonuç olarak okunmaya değerdi benim için.
Şimdi kitabın yazım diline gelelim. Bence tam olarak olması gerektiği gibi yazılmıştı. Kısa ama anlamı bir sayfa edecek kadar yoğun cümlelere ve bir benzerlerini defalarca duyduğumuz, kulaklarımız alışık olmasına rağmen bulunduğu öykü sebebiyle tekrar düşünme ihtiyacı duyduğumuz sözlere sahipti. Kelimeler az sizde yarattığı hisler fazlaydı.
Bazı farkındalıklar yaşattı ayrıca bana. Gerçek hayatta seçim olarak dahi görülmeyecek seçeneklerde karakterlerin kendi içlerinde çelişkiye düştüğü ve bunun onları mahvettiğini okurken kısa bir süre 'güzel yazılsa da bu tür sorunlar klasikleşmiş masal tiplerinde kalmadı mı ya?' diye düşündüm. Ama daha sonra karakterlerin 21. yy da sıradan bir insan olarak büyümediklerini, daha az diyemesek de daha mantıklı sorunlarla yetişmiş çoğunlukla büyülü varlıklar olduğunu ve bizim gibi altı boş çıkarları için yaşamadıklarını hatırladım. Ben kimdim ki saf duygularını yaşayabilen bu varlıkları bu yüzden yargılayabiliyordum?
Kitapta