R

Populer olmadigi icin cok memnunum
Puan vermedi·200 syf.··
2026 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 16:52
Kitapla ilgili düşüncelerim karışık açıkçası. Biraz sonra ne olacak düşüncesiyle merak içinde okuduğum öyküler kadar sıkıntıdan patlayarak okuduğum öyküler de vardı. Yazardan okuduğum ilk kitap ve bildiğim kadarıyla başka kitapları da var. Onlar da öykü kitabı mı bilmiyorum ama kitaptaki bazı öyküler hakkında 'keşke bunu bir roman olarak okuyabilseydim dediğim oldu. Doymakbilmez, Şüpheli Küçük Çitalya(aşırı iyi bir kurgu çıkabileceğini inaniyorum), Kof Kemikler,Kitlesel Yok Oluş(favori hikayem) bu hikayelerdendi. Gotik Kız Arkadaş ve Gece Takipçileri en sıkıldığım öyküler oldu. Ne kadar travmatik etik olmayan iğrenç pislik şey varsa hepsi kitaptaydı ve okuyucuya iyi geçirildiğini düşünüyorum. Ve malesef ki dünyanın her yerinde sıkıntılı konuları romantize etme hastalığı olduğu için popüler olmamasından çok memnun oldum. Neyse kitap puanlama işinde çok kötü olduğum için bir puanlama yapmayacağım ama okuduğuma pişman olduğum bir kitap değildi açıkçası.
DoymakbilmezEliza Clark · Medusa Yayınları · 2025146 okunma
Reklam
Masallar sadece çocuklar için değildir
9/10
·320 syf.··
2025 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 02:37
Bu kitabı okumak bana küçükken kırtasiyelerde ismini ve kapağını beğendiğim için anneme yalvar yakar aldırdığım masal kitaplarını okuduğum zamanları hatırlattı. Okumayı öğrendiğim zamandan beri kitap okumak en sevdiğim şeylerden biri olmuştu. Ve o zamanlar da ejderhalı, büyülü, cadılı, gezginli kısacası klasik bir masal tiplemesinde görülen herşeye karşı büyük ilgi duyardım, hala da öyleyim. Sadece okuduğum öyküler uzamaya, daha da derinleşmeye, farklı farklı unsurlara, yeni problemlere ve çok daha fazlasına sahip olmaya başladı. Yani fantastik romanlara. Bu tür uzun ve karmaşık kurgulardan kısa süre uzaklaşıp tekrar o eski zamanlara dönmek de özlemi derinlerde hissetmeme sebep oldu. Belki gece 3 e kadar okuduğumdan dolayı fazla duygusal bakmışımdır ama her neyse. Sonuç olarak okunmaya değerdi benim için. Şimdi kitabın yazım diline gelelim. Bence tam olarak olması gerektiği gibi yazılmıştı. Kısa ama anlamı bir sayfa edecek kadar yoğun cümlelere ve bir benzerlerini defalarca duyduğumuz, kulaklarımız alışık olmasına rağmen bulunduğu öykü sebebiyle tekrar düşünme ihtiyacı duyduğumuz sözlere sahipti. Kelimeler az sizde yarattığı hisler fazlaydı. Bazı farkındalıklar yaşattı ayrıca bana. Gerçek hayatta seçim olarak dahi görülmeyecek seçeneklerde karakterlerin kendi içlerinde çelişkiye düştüğü ve bunun onları mahvettiğini okurken kısa bir süre 'güzel yazılsa da bu tür sorunlar klasikleşmiş masal tiplerinde kalmadı mı ya?' diye düşündüm. Ama daha sonra karakterlerin 21. yy da sıradan bir insan olarak büyümediklerini, daha az diyemesek de daha mantıklı sorunlarla yetişmiş çoğunlukla büyülü varlıklar olduğunu ve bizim gibi altı boş çıkarları için yaşamadıklarını hatırladım. Ben kimdim ki saf duygularını yaşayabilen bu varlıkları bu yüzden yargılayabiliyordum? Kitapta
Duygu ve Düşünce
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025625 okunma
Spoilerli her zamanki gibi
Puan vermedi·128 syf.··
2025 7. kitabı
Bu aralar vampir kitaplarına sardım ya cok spontane gelişti. Neyse Draculayi okuduktan sonra draculadan bile once yazılmış atalardan birini okumamak ayıp olurdu. Aslında artemis yayınlarının baskısını alacaktım çünkü kapağı çok güzeldi ama sepetimi doldururken az fiyatlı bir ekleme yapabilirdim ve ben de bunu iş bankasının carmillasından yana kullandim. Neyse vampir karakteri daha fazla gördüğümüz, onunla sohbet etme şansına sahip olduğumuz, onun fikirlerini eylemlerini daha yakından görebildiğimiz için drakula'dan daha güzel bir atmosfer oluştu kafamda. Beğendim yani ama bence birazcık daha uzun olabilirdi. O da şu yüzden: Carmillanın lauraya yavaş yavaş çekilmesini, bunu alttan alttan belli etmesini ve hatta farkında olmasa da laura'nın da ona çekilmeye başlamasını falan okumak isterdim. Yanlış anlaşılmasın kitabın bir romantizme dönüşmesini istemiyorum sadece bir vampirin takıntılı sevgisini okumayı daha fazla isterdim. Ya da deneyimlerini. Carmila'nın nasıl bir vampir olduğunu kitabın sonunda öğreniyoruz ve Lauraya yaptığını defalarca kez önceden de yaptığını görüyoruz. Onun hikayesini de okumak isterdim sanırım tek eksik yanı bu oldukça da kolay okunuyor zaten bu aralar klasik okumak istediğim için ve uzun zamandır da okumadığım için daha kolay okunur kitapları tercih ediyordum ve Carmilla bunlardan biri puan veremeyeceğim maalesef çünkü bana kalsa bütün kitapları 8 puan veriyorum halbuki aralarında dağlar kadar fark var yani hiç puan verme işini beceremiyorum O yüzden saldım. Bu arada dizi/film izleme alıskanlığına sahip değilim ama bu tarz eski dönem vampir filmi izlemek istedim kitabı okurken beğendiğiniz bir uyarlama var mı, Dracula da olur.
CarmillaSheridan Le Fanu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186,4bin okunma
Mükemmeldi
10/10
·272 syf.··
2025 5. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 00:52
O kadar cok sey soylemek istiyorum ki nereden başlayacağımı bilmiyorum. En iyisi başından başlayayım. Kitap Prens Emory'nin prenslik görevini yerine getirmek için ejderhanın kulesine gitmesiyle başlıyor. Çünkü ülkesinde (şuan adını hatırlayamadım) bu daima böyle olmuştur. Prens ejderhanın esiri olan bakiresini ejderhanın elinden kurtarır, kendi kral bakiresi kraliçe olur. Daha sonra kraliçe ona bir oğlan çocuğu verir ve bu döngü böyle devam eder. O da babasının ölümü ardından bu görevini yerine getirmek amacıyla ejderhanın inine girecek, zavallı kızı oradan kurtaracak ve onu kraliçesi yapacaktır. Nitekim öyle de olur. Bir arbede sonrasında Prens Emory bakiresini kazanır ve onu kurtarır. Hiçbir kişiliğe sahip olmayan zavallı bakiresine bir isim, giyilecek kıyafetler, yaslanacak bir omuz verir. Ve daha fazlasını vermek için saraya doğru yola koyulur. Saraya gittiklerinde bakire, ona müstakbel kocasının taktığı isim ile Ama, müstakbel kraliçe olmanın getirisiyle kadın olmanın, kraliçe olmanın neden önemli olduğunu, neler yapması gerektiğini öğrenmeye başlar. Evet kitabın konusu böyle. Şimdi gelelim kitap okurken ne hissettiğime ve neyi beğendiğime. Öncelikle hiçbir şeyi beğenmedim ve bu mükemmeldi. Kitabın o karanlık ortamı dibine kadar içime işledi ve arasında soluklanabileceğim küçük nefes hakları bile vermemişti yazar. Hemde oldukça yalın bir dille. Kafa karıştırıcı ya da paragraflarca döşenmiş uzun uzadıya betimlemeler yoktu -bu benim için bir artı veya eksi değil çünkü yeri geldiğinde severim böyle betimlemeleri- buna rağmen yeri geldiğinde satırın tamamını doldurmamış bir cümle bile derin bir nefes almayı gerektirecek kadar etkileyiciydi. Hicbir karakteri okurken bu kadar sinirlenmemiştim. Bakın ben bu tarz kitapları çok okurum. Bu yüzden böyle ataerkil
DamselElena K. Arnold · Yabancı Yayınları · 202485 okunma
Spoilii
8/10
·416 syf.··
2025 3. kitabı
Kitaplığımda tutmaktan çok memnun olduğum o kitap Kan Mevsimi. Aşırı bağlandım mı? Hayır. Ama yine de çok beğendim. Ve ilk kez bir yazarın notunu baştan sona kitabı okur gibi okudum. Kitap İstanbul'da geçen bir vampir kitabı. 3 kahramanı okuyoruz. Ruslan, Likya ve Karya(ya da Kayra hatirlayamadım). Ruslan bir gün sosyal medyadan konuştuğu bir kızla buluşuyor. Biraz sohbet ettikten sonra eve geçiyorlar direkt. Tam kızla sevişiyorlarken kızımız bunu ısırıyor. Sonra Ruslan kendini geri çekiyor. İlayda da(buluştuğu kız) bildiğini sanıyordum deyip vampir olduğunu söylüyor. Sonra devam edip sevgili fln oluyorlar işte. Anlattığım s****** sahnesinden hemen sonra Ruslan öldüğünden ve İlayda'nın onu vampire dönüştürdüğünden bahsediyor. Vampire dönüştükten sonra da ilişkiye devam ediyorlar. İlayda oldukça manipülatör ve baskın bir karakter Rusların ise sevgiye aç depresif bir karakter. Başta ilayda'dan oldukça hoşlansa da onun elinde bir oyuncağa dönüyor. İlay(kendisine böyle seslenilmesini istiyor) onu vampire çevirdiğinde yönetimdeki vampirler Ruslanı alıp istanbulda ki bir vampir okuluna götürüyorlar. Böylece İlay'la da kısmen ayrılmış oluyorlar çünkü İlayın sebebini bilmediğimiz bir nedenden dolayı İstanbula gelmesi yasak. Ruslan orada 3 yıl boyunca eğitim görüyor. Bu esnada ilay sürekli ona ulaşmaya çalışıyor mektup not ve güllerle. Ruslan bunların hiçbirine yanıt vermiyor ama her bir notu her bir gülü saklamaya devam ediyor onun kendisini kötü etkilediğinin farkında ama sevgiye aç biri olduğundan dolayı bundan ayrı kalamıyor. 3 yıl sonra bir gün ilay geri geliyor ve olaylarımız başlıyor. Bir de diğer iki karakterimiz var Likya ve Karya. Bunlar normal ikiz kardeşler. Likya Ruslan İstanbul'a gittiğinde onunla aynı uçakta onun yanında oturuyor. Ruslanın bir konuda ona ihtiyacı
Kan MevsimiEkin S. Koch · Ephesus Yayınları · 2023128 okunma
Reklam