"Şu an yasasız bir şehirsiniz. Neyin yapılıp neyin yapılmaması gerektiğini nasıl davranmak ya da davranmamak gerektiğini dayatacak bir hükümetiniz yok, sokaklar sizin olacak, size aitler, tepe tepe kullanın, yürürken sizi durduracak ve doğru yolu öğütleyecek hiçbir yetkili karşınıza çıkmayacak, ama aynı zamanda, sözlerime iyi kulak verin, hiçbir yetkili sizi hırsızlardan, tecavüzcü ve katillerden de korumayacak, sizin özgürlüğünüz bu olacak, dilediğinizce yararlanın. Belki de yanılgıya kapılıp, artık özgür iradenizin ve heveslerinizin sahip olduğunuzdan, bizlerin eski yöntemleri ve yasaları kullanarak yaptığından daha iyi örgütlenebileceğinizi ve hayatlarınızı daha iyi savunabileceğinizi düşüneceksiniz. Ne korkunç bir yanılgı sizinkisi. Er ya da geç sizi yönetecek şefler seçmek zorunda kalacaksınız, tabii eğer sonunda düşeceğiniz kaçınılmaz kaosun içinde onlar hayvani bir şekilde ortaya çıkmazlar ve kendi yasalarını dayatma larsa. O zaman yanılgınızın trajik boyutunun hesabını vereceksiniz. Belki zecri otoriterler döneminde olduğu gibi isyan edeceksiniz, fakat yanılgıya kapılmayın, aynı şiddetle bastırılacaksınız, üstelik oy kullanmaya da çağrılmayacaksınız, çünkü seçim olmayacak, belki de, olsa bile, sizin değer vermediğiniz seçimler gibi tarafsız, şeffaf ve dürüst olmayacak, ta ki benimle ve ulusun hükümetiyle birlikte, bugün sizi kendi seçtiğiniz kadere teslim etmeye karar veren silahlı kuvvetlerin sizi bizzat kendinizin doğurduğu canavarlardan kurtarmak için geri dönecekleri güne kadar bu böyle olacaktır. "