Tabii insan her zaman, çalışırken kendi kendisine karşı bir hoşnutsuzluk duyuyor, daha iyisini yapmayı özlüyor, öyle olması da gerek zaten; gene de, azar-azar, her türlü figürden oluşan bir koleksiyon bir araya getirmek hoşuna gidiyor insanın, içini rahatlatıyor biraz, resim yaptıkça daha çok yapmak istemesi de cabası...
Kumsal eskizinde yumuşak, kumralımsı bir hava olduğunu, ormandakinde ise daha kasvetli, ciddi bir ton bulunduğunu görüyorsun, değil mi? Yaşamda her ikisinin de var olması ne güzel.
Pano ya da tuval üstünde çalıştığımda masraflarım bir kez daha artıyor.
Her şey o kadar pahalı ki... Yağlıboya da pahalı hem de çok çabuk bitiyor. Neyse, tüm ressamların karşılaştıkları zorluklar bunlar.
Aslında kesin, mutlak siyah yok. Ama beyaz gibi siyah da hemen hemen her rengin içinde var ve sonsuz gri çeşitleri oluşturuyor - hepsi de ton ve güç bakımından birbirinden değişik. Öyle ki, doğada bu ton ve koyultulardan başka bir şey görmüyor insan gerçekte.