Yalnızca gitmeyi göze alanlar mı ne kadar ileri gidebilecekleri görebilirler?
Gitmek her şeyi geride bıraktıran bir anlık kontrol kaybı mıdır?
Yoksa gidebilenler mi sadece kendilerini gerçekten bulurlar?
"Yolda olmak; yol olmak, yoldaş olmakla bütünleşip tek bir bütün olarak değil midir? Yolda olmak gerçeğin peşinde olanın evidir. Yolda yürümek, hikmet aşkıyla hakikate yürümektir. Yolda olmak bir bakimada hedefe ulaşamamaktır. Çünkü hedefe ulaşmak yolu bitirir, yolun bitmeside yaşamı... Hikmetin sırrına ermek istiyorsa birn insan, daima arayış ve yaşamın içinde olmalıdır"
"Ah, bir gemiye atlayıp doludizgin gitmek ne güzel olacak. Bir kadına aşık olup olduğu yere çakılıp kalan erkekler gibi olmayacağım ben. Günü geldiğinde askere giden, günü geldiğinde ailesi tarafından 'zamanın geldi', denilip evlendirilen. Ardından 'çok uzatmayın' denerek çocuk sahibi olan. Nihayetinde de semeri, göbeği büyütüp çöküp kalan. Aşk meşk işleri boş işler bunlar. KENDİNİ ARAMAYAN İNSANİN CESET KUTUSUNDAN NE FARKI VAR DEGİL Mİ?