E.Y

Mikdan Bin Ma'd Yekrib (radıyallahu anh)'dan gelen bir rivayette ise Allah'ın habibi şöyle buyurur: "Hanımına yedirdiğin yemek senin için bir sadakadır. Çocuğuna yedirdiğin yemek senin için bir sadakadır. Hizmetçine yedirdiğin yemek senin için bir sadakadır. Kendi nefsine yemek yedirmen de senin için bir sadakadır."
Reklam
Bir kimsenin Allah için çocuklarına ve ailesine infak etmesini, Allah yolunda infak edilen mallardan da üstün saymış.
Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bu hususta şöyle buyurmaktadır: "Kişinin eşi ile birlikte olmasına karşılık sadaka ecri vardır. buyurdu. Etrafındaki sahabeler dediler ki: Ya Rasûlallah, birimiz şehvet ihtiyacını giderirse, yine ecir mi elde eder? (Cevâben) buyurdu ki: Söyleyin! Bana, O kimse şehvetini harâm yolla giderse, ona vizr (yâni günah) almayacak mıydı? İşte bunun gibi helâl ile şehvet ihtiyacını giderirse ecre nâil olur."
Şükür aslında Allah'u Teâlâ'nın verdiği nimetleri O'nun sevdiği yerlerde kullanmaktır. Allah'u Teâlâ bir kula birbirini takip eden çeşitli nimetler verince, kul buna layık olmadığını düşünüp utanması da şükür olur. Şükürdeki kusurunu bilmesi de şükür olur. Şükredemiyoruz diye özür beyan etmesi de şükürdür. (Allah'u Teâlâ, kusurlarımı örtüyor) demesi de şükürdür. Şükür vazifesini yerine getirmenin Allah'u Teâlâ'nın bir lütfu olduğunu düşünmek de şükürdür. Şükür, kendini o nimete layık görmemektir. Şükür, İslamiyet'e uymak demektir, Şükür, yapılan iyiliği anarak ihsan edeni övmektir. Yani dil ile teşekkür de şükürdür. Nimeti muhafaza ve artırmak için şu üç şeyi yapan tam şükretmiş olur: 1- Gelen her nimeti Allah'tan bilip şükretmek. 2- Allah'u Teâlâ'nın verdiği her şeye razı olmak. 3- Nimetlerden istifade edildiği müddetçe, Allah'u Teâlâya isyan etmemek. Şükür, hem eldeki nimeti yok olmaktan kurtarır, hem de yeni nimetlere kavuşturur.
Kulun şükretmesi için elde ettiği en büyük nimetlerden bir tanesi evlat sahibi olmaktır. Bu nimet için şükür, dil ile ifade edilerek dua edilmesidir ve Allah (cc) yolunda yetiştirilmesidir.
Reklam