E.Y

Ebu Saîd el-Hudrî radıyallahu anh, "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte sefere çıkardık; kimimiz oruçlu, kimimiz oruçsuz olurdu. Ne oruç tutan oruç tutmayana ne de oruç tutmayan oruç oru tutana içerlerdi. Kuvvet bulup da oruç tutanı da iyi, dayanamayıp oruç tutmayanı da iyi karşılarlardı" demiştir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İbn Abbas radıyallahu anhuma'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ramazan ayında sefere çıktı. Mekke ile Medine arasındaki Usfân mevkiine gelene kadar oruç tuttu. Daha sonra içinde su bulunan bir kap istedi ve gündüzün ortasında halkın görmesi için ondan içti. Mekke'ye girene kadar oruca ara verdi. İbn Abbas radıyallahu anhumâ, "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, yolculukta bazen oruç tuttu, bazen de tutmadı. Bu nedenle dileyen oruç tuttu, dileyen de tutmadı" demiştir.
Eğer emzikli ve hamileler, oruç tuttuklarından dolayı meşakkat görebilecekleri veya hem kendilerinin hem de çocuklarının meşakkat görebilecekleri endişesiyle Ramazan oruçlarını tutmazlarsa, âlimler, -ihtilafsız- "Tutmadıkları günler kadar kaza ederler" demişlerdir. Çünkü bunlar, oruç sebebiyle canına tehlike gelebileceğinden endişelenilen hasta durumundadırlar.
Şüphesiz Allah, hamile kadına Ramazan'da oruç tutmama ruh-satı vermiştir. Çünkü karnındaki cenini, onun aldığı gıdalarla beslenmektedir. Eğer bu hâldeyken oruç tutarsa hamilelikten veya tutmuş olduğu oruçtan dolayı meşakkat çekebileceğinden veya cenin zarar görebileceğinden oruç tutmamasına ruhsat vermiştir.
Yolcu için meşru olan, seferdeyken orucunu açması ve dört rekâtlı namazları iki rekât kılması Allah'ın kullarına bir ruhsatıdır. Yüce Allah, vermiş olduğu ruhsatlarını kullarının kullanmasına ne kadar seviniyorsa azimetleriyle amel etmelerine de o kadar sevinir.