Rimrim

Deniz kenarı
Ona kendi dünyası ve duyguları ağır geliyordu; bense dünyanın kötülüğü ve anlamsızlığı altında eziliyordum. Ancak ikimiz de aynı noktadan denize bakıyorduk. O an insanların nasıl yaşadığını düşündüm; onlara bakarak, onları taklit ederek yaşamayı öğrenebileceğimiz hissine kapıldım. Bir balığı izleyerek yüzmeyi öğrenebilirsin? Ama bir dakika balığın bildiği tek şey bu değil midir, zaten bunun için yaratılmamış mıdır? Bazı insanların da tek bildiği şey yaşamaktır, ne olursa olsun yaşamak. Bizse sanki ölmeyi öğrenmek için vardık. O zaman mezar taşlarını ya da cesetleri mi izlemeliyim? Sigara çöplerimi temizleyip ordan ayrılmaya karar verdim. Tanrım; midem çok bulanıyor, yalnız bu güzel yakamozunu kusmuğumla kirletmek sana karşı büüyük saygısızlık olur. Evet acilen ayrılmalıyım burdan, belki dönüşte mezarlığa uğrarım. Saatlerce denizi izlediğim gibi mezar taşlarını izlerim. Bize ne çok şey öğretirler, kim bilir? Belki yaşamayı, belki ölmeyi.. ~rimrim
1000Kitap
Reklam
Her şeyin en sonunda kötüye bağlayacağı düşüncesi ama bunu kabul etmek ve jayata devam etmek bir hayat mottosu mudur yani pesimist bir bakış açısıyla hayatı kabuş etmek ya da psikolojik olarak hastalıklı bir düşünce midir hani ölsemde olur yaşasam da şu an yaşamaya devam ediyorum o yüzden yaşacağım ama ölsem bir şey fark etmez demek ve zevk almadan da yaşamıyı kabul etmek bir motto haline gelebilir mi yoksa hastalıklı olmaması gereken bir şey midiir
Sikecem
Stand by me filmi ve büyüme sancıları
Bir insan nasıl 19unda 12sinde yaşadığı büyüme sancısının aynısını çekebilir. Stand by me filmini az önce izledim. Şunu fark ettim ki 12 yaşında çocuklarla aynı kaygıları hissediyorum. Büyümek, kendini keşfetmek, arkadaşlarından uzaklaşmak, yeni arkadaşlar edinmek, ölümle yüzleşmek, gelecek için endişelenmek, bu kasabadan asla kurtulamayacığını düşünmek...Daha önce fark ettiğim ve yaşadığım şeyler tabi ki de bunlar. ve dersler de çıkardım kabullendim de. ancak tekrar geldi o kaybolmuşlukla karışık sonsuz nostalji duygusu. Ya zamanı durdurmalıyım ya da o 12 yaşındaki oğlanlar gibi 2günlük bir yürüyüşe çıkmalıyım ve o ormandan döndüğümde her şeyi değişmiş bulmalıyım ki ilerleyebileyim. Bu seferki büyüme sancısı annemin hiç arkadaşı olmadığını fark edince öyle olmaktan korkup günlüğüme paragraflarca ağladıktan ve arkadaşlarıma sözler verdirdikten sonra geçmeyecek sanırım. Bu seferkinde bir yolculuğa ihtiyacım var.
1000Kitap
Hayatımda ilk defa şimdiki mutsuzluklarım gelecekte yaşayacağım mutsuzlukların önüne geçmişti. Önüme bakamıyor, yapmadığım şeylerin sonuçlarına üzüleceğimi biliyor ama bu şu anki mutsuzluğumu gölgeleyemiyordu. İlk defa anda kalmayı başarmıştım. Ama artık hiçbir eşy yapmak istemiyordum. ~rimrim
1000Kitap
Reklam