Ona kendi dünyası ve duyguları ağır geliyordu; bense dünyanın kötülüğü ve anlamsızlığı altında eziliyordum. Ancak ikimiz de aynı noktadan denize bakıyorduk. O an insanların nasıl yaşadığını düşündüm; onlara bakarak, onları taklit ederek yaşamayı öğrenebileceğimiz hissine kapıldım. Bir balığı izleyerek yüzmeyi öğrenebilirsin? Ama bir dakika balığın bildiği tek şey bu değil midir, zaten bunun için yaratılmamış mıdır? Bazı insanların da tek bildiği şey yaşamaktır, ne olursa olsun yaşamak. Bizse sanki ölmeyi öğrenmek için vardık. O zaman mezar taşlarını ya da cesetleri mi izlemeliyim?
Sigara çöplerimi temizleyip ordan ayrılmaya karar verdim. Tanrım; midem çok bulanıyor, yalnız bu güzel yakamozunu kusmuğumla kirletmek sana karşı büüyük saygısızlık olur. Evet acilen ayrılmalıyım burdan, belki dönüşte mezarlığa uğrarım. Saatlerce denizi izlediğim gibi mezar taşlarını izlerim. Bize ne çok şey öğretirler, kim bilir? Belki yaşamayı, belki ölmeyi..
~rimrim