"Bugüne dek tesirini hiç hissetmediğim bir efsunla sarmalandim." Elcevap: İyi bari...
Evet maalesef bu tatsız diyalogla başlangıç yapıyorum yorumuma... 800 sayfanın mantıkî tutarlılığını en iyi yansıtan kesit bu ne yazık ki :(
Eger yüklü miktarda para vermemiş olsaydım hayatta okumazdim bu seriyi. Çok üzülerek söylüyorum bunu. Gözlerimin hakkını ödeyemegecegim şu bitirme takıntılarım yüzünden...
Dil kullanımı yine fecaatti. Yine gözlerim kanayarak süper kaslı, güzelim efsunum sen banasın diyen kırodan bozma bir prens ve yaşadığı her şeyi ajitasyon tekniğiyle karşılayan bir drama queen okudum. Vallahi billahi bizim millet dramdan besleniyor. Büyüğü küçüğü yok artık emin oldum buna. TV dizilerinden tut fantastik kitaplarımıza kadar dram iliklerimize işlemiş. Ciddi manada güzel bir kurgu nasıl banal romantizme ve Bağcılar erkeğine kurban edilirin çok net örneği...
(Burada biraz spoiler vereceğim belirteyim)
Kitabın 600 sayfasından ne hatırlıyorsun diye sorana cevap veremem açıkçası. Okumak için okudum. Son yüz sayfa ise beni gerçekten üzen kısımdı işte ! Efsanin güçlerini görmek için niye 600 sayfa bekledik. Hatta ilk kitapla beraber 1000 sayfa... Güçlüymüş bu kız ya diyebilmek için bu kadar beklemek =( Halbuki onceki sayfalarda sürekli Alazin arkasına sığınan bir Efsan görmüştük. Neyse... Yine Efserin haklı çıkışını okuduk mesela sonuna kadar yerindeydi. O Arman olayına, rüyalarımda seni görüyordum resmini çiziyordum olayına, herkesi hipnotize ediyorum seni edemiyorum olayina hiç deginmeyecegim çünkü kitapseverler bu bağlantıları çok net anlar zaten. Bunun dışında Alazın yeni krallık kurması sıra dışı ve beklenmedikti. Buraya yine bir ama koyacağım; Efsanın her şeyden vazgeçip kaçarken karşısında insanları görünce bir anda ben sizin kraliçenizim diye yükselmesi beni