Sözün yarısı söyleyene, yarısı duyana aittir. İşitecek kimse, sesi nasıl duyacaksa, kendini ona göre hazırlamalıdır. Tıpkı kral tenisi oynayanlar gibi. Topu bekleyen, atılan topa göre hareket etmeli, ona göre yerinde devinmelidir.
Yeniden yutkundu. Âşığı olduğum çehresinden boncuk boncuk yer damlaları akmaya başlamış, benzi kurşuni renge bürünüp solmuştu. "Öleceksem..." diye yineledi kalbimi söküp alır gibi. "Baktığım son yüz, senin olsun isterdim."