O yüzden dikkatli bak yaşadığına. Dikkatli bak doğaya, akışa ve döngüye...
Neye tutunduğunu ısrarla sor kendine.
"Neye tutunuyorsun?"
Çünkü tutunduğun her ne ise hareket kabiliyetini alır elinden. Akışa teslim olamazsın, döngüye giremezsin. Tuttuğun şey direnç gösterdiğin yerdir çünkü...
Kaybettiklerine tutunuyorsan, kazanamazsın.
Kazandıklarına tutunuyorsan, kaybedersin.
Sevdiklerine tutunuyorsan, koruyamazsın.
Yalnızlığı tutunuyorsan, üretmezsin.
Ürettiklerine tutunuyorsan, usta yetiştiremezsin.
İnsan kendini başıboş bırakamaz. Bu akla ihanet olur. İnsanın aklını kullanmaması ayrıca yaratıcıya ihanettir. İnsan her daim sürekli içine dönmeli, içindeki uçurumlara bakmalıdır.
Ölüm, doğal akışın bir parçasıdır Aurelius'a göre. Yaşamı değerli kılan da ölüm olgusudur zaten. Ölümün mümkün olduğu bir dünyada ihtirasın, zenginliğin, şöhretin, intikamın, öfkenin, yıkımın, mutsuzluğun bir yeri ve anlamı olamaz.
Geleceği düşünerek kaygıya kapılma. Eğer varman gerekiyorsa zaten varacaksın geleceğe... Üstelik şu ana hangi akli layık gördüysen, o akıllı yaklaşacaksın geleceğe