Kötü bir kitap değildi ama boş hissettirdi. Hiç bir duygu geçemedi bana ne yazık ki. Öylesine bir slow burn okumuş gibiyim.
Kızımızın acıları zorlama geldi, beyimizin etik değerleri zorlama geldi. Yaş farkı hiç hissedilmemişken bu kadar sorun etmeleri de kitabı uzatmış sadece.
Bilemiyorum sanki bomboş bir kitap okudum. Kötü değildi ama iyi de sayılmaz, hele de ilk kitaba kıyasla. Çerezlik bir şeyler arayanlara tavsiye ederim. Şimdiden keyifle okumanızı dilerim. Kalbin En Karanlık Köşesi
Normalde bir kitaba bu kadar düşük puan vermeyi sevmem ama yazarımız da benim sevmediğim ne varsa yapmış.
Toplasan 5 sayfa etmeyecek bir konuyu 381 sayfa yazmış. Konusu ne mi peki? Ablasının sevgilisine aşık olan bir kızın, o çocukla yarabandı ilişkisi (!) yaşaması.
Aynı şeyler dön dolaş tekrar tekrar yazılmış, kitabın yarısından fazlasını cinsel ilişkiler ile doldurulmuş ve aslında ne kadar kibar olduğu vurgulanan bir adamın tam bir öküz olmasını okuyoruz. Her şeyi geçtim insan hem ablasının sevgilisine göz dikip hem de bunu kendisine nasıl hak görebilir ki?
Romantizm benim açımdan sıfırdı çünkü samimi değildi. Tamamen cinsellik üzerine kurulu arada zorla katılan romantizmden ibaretti.
Atlaya atlaya okudum çünkü kitapları yarım bırakmayı sevmem ama eğer sizde bahsettiğim detaylardan hoşlanmıyorsanız tavsiye etmem.
Sevgilim Arrow