"Varı yoğu belirsiz bir türküden ibaretken daha güzel kavga ediyordum onunla.Çünkü bir babanın kendisiyle değil, hatırasıyla kavga etmek her zaman daha kolaydı, belki de daha zor , kim bilir."
Kapıyı yavaşça açıp tam dışarı çıkacakken,geçtiği yolların kir pasını almış,terle karışmış,dayanılmaz, ekşi ekşi bir koku geldi burnuma.Bir an başımı çevirip bu kokunun nereden geldiğini anlamaya çalıştım ama bulamadım. Merdivenlerden yalpalaya yalpalaya inerken hatırladım: Baba kokusuydu.Aradan yirmi beş yıl geçse de hâlâ aynıydı.