Şiddet ile mizah sinemanın başlangıcından bugüne birliktelik içinde olagelmişlerdir
ve bu birliktelik yıllar içinde artış göstermiştir. Sinemada şiddet, seyirci için rahatsızlık
verici olsa da adaleti sağlamaya yarayan işlevinden dolayı kabul görmekte ve filmlerin
neredeyse ayrılmaz bir parçası durumuna gelmektedir. Şiddet, adaleti sağlama
işlevinin yanı sıra seyircinin zarar görmeyeceği bir ortamda heyecan ve oyun deneyimi
yaşamasına da hizmet etmektedir.
Daha çocukluk yıllarında seyircinin sinemadaki şiddetle ilk tanışmasına aracılık eden
şey mizahtır. Mizahın sert bir türü olan ve saçma, anlamsız, mantıksız, çelişik, çizgi
dışı, alışıldık olmayan veya komiklik derecesinde alakasız durumlar veya olaylar için
kullanılan absürt kavramıyla iç içe geçmiş bulunan kara mizah ise, normalde gülünmesi
düşünülemeyecek durum ve kavramları komedileştirmekte, kendisine herhangi bir
sınır veya tabu koymamaktadır.
Başlıca karakterleri suç dünyasının içinde ya da kıyısında yaşadıkları için Tarantino
filmlerinde şiddet öğelerine bol miktarda rastlanmakla ve hatta şiddet zaman zaman
görkemli/abartılı biçimde görselleştirilmekle birlikte, şiddeti kendi içinde amaç olarak
ele alan filmlerden farklılıklar da görülmektedir. Bu bağlamda Tarantino filmlerindeki
şiddet ‘aşırı-gerçek’ olan türe girmekte, gerek sekanslarda filmsel zamanın yerini
gerçek zamanın almasıyla gerekse de kara mizahın devreye sokulmasıyla, bu tür
içinde şiddet hem sıradanlaştırılmakta hem de estetize edilmektedir.
Yönetmenin filmlerindeki beklenmedik, sözlü veya görsel gelişmeler, yaygın kabul
gören ve çoğu mizahi durumu açıklayıcı nitelikte olan rahatlama, üstünlük ve
uyuşmazlık kuramları içinden uyuşmazlık kuramı yardımıyla analiz edilebilecek
nitelikler sergilemektedir. Hollywood filmlerinde pek rastlanmayan