Bilirim ki şimdi soğuktur tenin,
Donuk bir matemdir gözlerin,
Ellerin hala ilk gün ki vedada ,
Bir son bakışta.
Işık giriyor mu odana perdeyi araladiginda,
Yeşil midir çiçeklerin,
Hatırası duruyor mu evdeki masanın,
Yanık bir tende midir küle çeviren seni,
Yoksa baktığın yer midir seni yakan,
Yalnızlığım koynumda mistik bir hüzün ,
Daha yolunu gözledim bu sabah,
Çirkin bir adam vardı aynada,
Birazda ıslaktı kirpikleri,
Düşlerinde vardı güzel bir kalbi saran yüzü.
Bir kaç kitap arasında yine sana denk gelmişti gözleri,
Bilmem bu ayrılığın kaçıncı günleri,
Bugün seni düşünmeden geçirdiği ilk günü,
Sakin bir beden de oturup düşünüyordu seni...
Gecelerden bir gün düşerse gözlerin amansız bir boşluğa,
Bir mazi gelinlik olursa düşlerinde,
Soluk bir renge büründüyse ellerin,
Bilki bir deniz kıyısında bekliyorum seni.
Yağmur yağdı mı sevdan filizlenir içimde,
Gözlerin bir Nergis çiçeğinde gizlenir,
Gölgen düştü mü yeryüzüne,
Bilirim ki ay dokunmuştur tenine.
Bin fersahtan duyarım sesini,
Vazgeç ötelerden yorma kendini,
Mavi bir sevdaya yanıktır bedenim,
Ben senim, sen başka bir ben arama boşuna.
Kaç kıyımlık canım kaldı,
Bu seni sayıkladığım kaçıncı rüya,
İsmine bile kırgın artık dudaklarım,
Beni hapsettiğin gecenin 3 ünde,
Bir idamın son günü gibi bekliyorum hala seni.
Robin Demir - Bir İdamın Son Günü
Rüyalarımız bile ayrılık kokuyor şimdi,
bir kaç yaban çiçeğinde kalmış yapraklarımız,
İçimde ölümü bekleyen bir yalan var yutkunamadığım,
Ellerin değiyor gecelerime yokluğun kör düğüm sinemden içeri,
Kaç mısraya pay olacak ismin,
Daha ne kadar sürecek yitik bir umudu çürütmeye,
Saat kaç ,
Neden yıldızlar yerinde değil,
Bir ceset vurmuş kıyıya,
Bu ölen kim,
Gökyüzünde bir hilal, giymiş gelinliğini,
Geceye ne güzel armağan,
Vuslat mı hasret mi nedir bu beni eden tarumar,
Tanrım suya mı yazdın kaderimizi neden boğuyor bir yudum ismi beni,
Gözlerinin değdiği her mısrada kaç zemheri,
Işıksız bir ev canlandırır da durur seni,
Hiç gelmeyeceğin bir yalnızlıkta bekliyorum seni...
Robin Demir - Bu Ölen Kim