Yıllar, yüzyıllar be kuşaktan kuşağa yinelenen aynı insani trajedi; istila, yıkım, kırım, yangın, tehcir. Halklar, dinler, diller, kültürler, kimlikler ve yinelenen aynı kader; ölüm, acı, gözyaşı, göç, hasret. Ve hiçbir zaman değişmeyen insani zaaf: Tahammülsüzlük, haset, kanlı rekabet, ötekinden daha güçlü olmak duygusu, onu egemenlik altına almak arzusu.
İnsanlığa ait tüm tarihi, tüm duyguları, tüm insani vakaları, tüm kaderleri içeren harebeler.
Ve o harabelerden hâlâ yükselen insanlığın kadim sesleri.
Layard bize şunu öğretti; harabelerden yükselen sesler bize ait geçmişin sesleridir. Geçmişin seslerini duymayan, geleceğin sesini duyamaz.