Rojda

Kurt Vonnegut ilişkilerde ayarlanması gereken doğru mesafeyi şöyle özetliyor: “Lütfen daha az sevgi ve biraz daha fazla saygı.” Sevginin ne olduğu herkes için bu kadar farklı iken, saygıdan daha tutunulur bir dal olduğunu hiç sanmıyorum.
Sayfa 107
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İran Şahı mı Hint imparatoru mu ne işte, Asya’da bir yerlerde biri sadrazamına demiş ki, “Bana kederli olduğumda sevineceğim, sevinçli olduğumda kederleneceğim bir cümle yaz.“ Sadrazam da şey yazmış işte: “Bu vakit geçip gidecek.” Bu kıssayı ne zaman hatırlasam gerçekliği karşısında dehşete kapılıyorum. Bu vakit geçip gidecek, biliyorum.
Sayfa 106
Dalga geçemediğimiz her şey bizi tüketir, gülelim gitsin Osman. 
Sayfa 101
Zamanın geçişine izleyici olmaktan bahsetmiyorum kesinlikle. Bilakis, başına gelenleri abartmadan, düştüğün yere saplanmadan, çok da hadise çıkarmadan devam etmekten söz ediyorum. Zamanla birlikte akmaktan yani. Aman neyse, ne kadar anlatmayı denesem de kafamdaki gibi aktaramayacağım nasılsa. Hem niye aktarayım değil mi? Aklın var fikrin var, sen de buluyorsundur kendi yollarını. Onu diyorum işte, insanın kendi yolları gibisi yoktur. 
Sayfa 101
İnsanın şahsi hayatını sürdürebilirlikle ilgili olan kısmını değişken, kendinden bağımsız olarak hareket eden fani bir şeye bağlarsa ayvayı yiyor gerçekten de. Tutunacak bir şey arayan herkese kendilerine tutunmalarını tavsiye ediyorum. 
Sayfa 100