Ormanda yaşayan dik kuyruklu bir fare varmış ve bunun kuyruğu hiç inmezmiş hep dik bir şekildeymiş. Bu fare çok yaramaz ve bütün hayvanlara şakalar yapıyormuş çoğu zaman şakaları ağır oluyordu ve birgün tüm hayvanlar fareden gizli toplanıp bu fareyi ortadan nasıl kaldıracaklarını tartışmışlar ve sonuç olarak bu görevi Kediye vermişler ve kedi farenin peşine düşmüş. Kedi fare bulup kovalamaya başlamış ve bütün ormanı koşuşturarak bitirmişler ve dümdüz uçsuz bucaksız bir araziye çıkmış fare sadece arazinin ortasında bir inek otlanıyor. Fare hemen ineğin ya ına gidip -inek kardeş lütfen sakla beni kedi yakalarsa öldürecek. İnek - beni ilgilendirmez bize daha önce yaptıklarını düşün oh olsun dedi. Fare çok ısrar edip güzel sözler sarf edip ineği kandırdı ve inek - peki geç arkama senin üstüne pisleyecem saklanırsın altınca başka türlü olmaz. Fare ineğin arkasına geçti ve inek farenin üstünü örttü pisliğiyle kedi ineğe yaklaşınca farenin dik kuyruğunun pisliğin içinden çıkmış olduğunu gördü ve fareyi alıp öldürdü. MEVLANA bu hikayeden şu üç dersi çıkarıyor 1. Senin üstüne her pislik atan senin düşmanın değildir. ( ineğin fareyi korumak için yaptığı) 2. Seni her pislikten çıkaran senin dostun değildir.( kedinin fareyi çıkarması) 3. Öyle bir kuyruğunun olduğunu bile o bokun altına niye girdin .