insanın vücudu ses geçirmeyen mucizevi bir sırça dolabın içinde saklı duruyordu sanki, (yanlışlıkla tekrar çimenliğe girilmediği müddetçe) dış dünyayla temas etme zorunluluğu olmayan zihin ise anla uyum içindeki herhangi bir konuda tefekküre dalmakta özgürdü/
insan gerçeğe ulaşmayı bekleyemez. İnsan sadece sahip olduğu görüşlere hangi yollardan ulaştığını gösterebilir İnsan sadece dinleyicisine, konuşmacının sınırlarını, önyargılarını , özelliklerini gözlemlerken kendi sonuçlarına varma fırsatı tanıyabilir. Kurmacanın bu noktada gerçeklerden daha çok doğru barındırma ihtimali vardır.