Rojda

Rojda
@Rojronya
•Anlamda derinlik arayışı anlamsızlığı doğurur .
İçindeki Çocuğu sağlıksız olan bireyin kişiliği "bağlaşıktır, çünkü bu birey yaşamın anlamını, mutluluğunu, kendi değerini ilişki içinde olduğu başkalarının gözünde, sözünde, davranışında, kısaca başkalarının kendisine verdiği değerde arar; kendine verdiği değer başkalarının onu algılamalarına bağlanmıştır. Bu anlamda bağlaşık kişilik temel yapıyı oluşturur
Sayfa 39
Reklam
hüsran içindeyken kendimizi kandırmanın doruklarında olduğumuzu söyleyebiliriz; hüsran tahammül edilmez bir kendinden şüphe etme biçimiymiş, ne istediğimizi ve istediğimiz şeyin mümkün olup olmadığını bilmemeyi kaldıramadığımız ve bu boşluğu doldurmak için kesin hükümler icat ettiğimiz (boşlukları sağlam kanılarla doldururuz) bir durummuş gibi. Hüsranın kendisi, bizi baştan çıkaracak şeyi icat etmemizi gerektiren bir baştan çıkarılma sahnesidir. Nasıl ki kesinlik şüpheciliğe çare değilse tatmin de hüsrana çare olmaz. Aslında hüsranı bir soru olarak düşünmek yanıltıcı olabilir - ama cevabı olmayan ya da sadece tahmini cevaplar verilebilecek bir soru olarak düşünülebilir.
Ne istediğimizi bildiğimizde, ne istediğimizi bilmediğimizde (deyim yerindeyse istediğimizin bilincinde olmadığımız ve hedefsizlik sebebiyle tedirgin olduğumuz durumlarda) ya da istediğimiz şeyden fazlasıyla korkup isteğimizi bilindik başka bir nesneye militanca bir kesinlikle kaydırdığımızda sergilediğimiz şey aşırı bir ne istediğini bilme halidir Ne istediğini bilmek kendini değişime maruz bırakmamanın (ya da değişimi kendi istencine tabi kılmak suretiyle kontrolünü ele almanın) yöntemlerinden biridir aynı şekilde bizi ölümcül kılmaya meyillidir
Hüsrana uğratılmak ne demektir? Kandırılmış hissetmek demektir, çünkü söz konusu kişinin istenilen şeye ve o şeyi vermeye istidatı olduğu varsayılır. Bu varsayım kimi zaman doğru kimi zamansa yanlıştır. Size verebilecekleri bir şeyi vermeye yanaşmadıklarını düşünmek daha çok umut barındırır, ama bu varsayım yanlış çıkarsa o zaman umudunuzun üstüne şüphenin gölgesi düşer (hüsran istenilen şeyin mümkün olduğuna inanılması bakımından iyimserlik taşır, dolayısıyla hüsrana bir çeşit inanç muamelesi yapabiliriz) . Hüsrana uğradığınızda, Lear gibi istediğiniz şey üzerinde otorite sahibisinizdir. Öyle olmasa zorba ve öfkeli olmazdınız
Arzunun yarattığı sıkıntı ve güçlükler hüsrandan doğar; bir şeyi tercih ettiğimizde başka bir şey yüzünden hüsrana uğrayabiliriz. Dolayısıyla hüsrana katlanıp katlanamayacağımız ya da bunu isteyip istemediğimiz son derece belirleyicidir. "İhtiyaçlarımız" dediğimiz şeyler konusunda bu kadar emin ve ikna edici varlıklar olmasaydık bu durumun ceremesini başka şekillerde çekiyor olurduk.
Reklam