Rojda

Rojda
@Rojronya
•Anlamda derinlik arayışı anlamsızlığı doğurur .
Ama şeyler durması gerektiği yerde duruyorsa ve sen de bitmek bilmeyen bir hınçla hayattan alacaklı olduğunu düşünmekten artık vazgeçmişsen başını kaldırıp etrafına gerçekten baktığın an rastlantı kendini açar. Ve bu rastlantı her zaman kaçınılmazlık olarak gelir
Mert Ali Yıldırım isimli okura yanıt verildi
Rojda
Önyargıyla sayfalarını açtığım okudukça dile getiremediğim nice durumun ,duygunun ,deneyimin ;altını çizmenin ,içime sindirmenin, zor zamanlarımda kendime kurabilecek birkaç cümleyi heybeme katmanın doyumuna vardım. Kitaplığında yer veren kardeşime şükranlarımı sunuyorum 💫
Reklam
Türk Edebiyatındaki en beğendiğiniz yazar ve o yazarın en beğendiğiniz eseri nedir?
Anket
Rojda
Aslı Erdoğan "Mucizevi Mandarin "
10/10
·464 syf.··
2018 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2018 23:45
Küçücük çocuğum. Siz deyin 5 ben diyeyim 7 yaşında. Ninem var rahmetli. Ocağın başına oturmuşuz. Ocak dediğimiz şimdiki şöminenin ilkeli. Odunumuzu , çırpımızı yazdan yüklüğe doldurmuşuz. Vakit akşam. Elektrik yakılmaz. Ateşin aydınlığında oturulur. Bir yandan ateş harlarken diğer yandan ninem anlatır. “ Beni dedene 15 yaşında everdiler. Dedene varmadan, deden avludan öküzleri çıkarırdı. Ben karşıdan ona el sallardım. O da şapkasını çıkarıp onu sallardı.” Kendi babasını anlatırdı, atasını sonra amcalarımın babamın küçüklüğünü, gençliğini… Avluda gezinirken komşu nineler uzaktan el eder çağırırlardı. Komşu nine dediysem hakkaten nine akrabamız hep. Evde ne varsa şeker çikolata yedirirler, kendi torunları gibi severler de. Onlarda “Aynı dedensin kuzum sen, aynı İbram amcam,” diyerekten lafa başlarlar, “ Senin deden çok çalışkan adamdı, tütün ekerlerdi dönüm dönüm, onları oturur dizer sonra da asarlardı. Bas bas bağırır ortalığı inletirdi. Bağırması öfkeden değildi emme, onun yapısı öledi.” Sonra kendi kocalarına geçerlerdi, “ Benim Selattin hayırsız çıktı, bi gide eve 2-3 sene sona gelirdi. Bi seferde gebe kaldım da Süreya yı kocaman oğlanken aldı kucağına. Neymiş altın bulcakmış. Ömrünü tüketti dağ bayır geze geze”. İşte benim çocukluğum böyle atamı, dedemi, babamın çocukluklarını dinlemek ile geçti. Neredeyse hiçbirini görmedim, bilmedim. Hep hayran oldum. Fotoğraflarını dahi görmedim. Nasıl adamlardı neye benziyorlardı? Dedemin bir tanecik fotoğrafı vardı, bir de büyük dedemin kara kalem portresi. Onlarda kayboldu gitti sonra. Alıp da saklamadığım hep içimde ukdedir. Sizin de vardı elbet böyle atanızı dedenizi anlatan büyükleriniz? Belki siz de benim gibi onları dinleye dinleye büyümüşsünüzdür, hayran olmuşsunuzdur? Benden şanssız olanlarınız da şanslı olanlarınız
Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Rojda
Yüzyıllık yalnızlık kitabını elime her aldığımda okumaya cesaret edemiyordum . Gabriel Garcia Marquez 'ın müthiş hayal dünyasına adım atamamanın ürkekliği vardı . Şimdi ise bir cesaret kitaba başladım ve Yüzyıllık yalnızlık kitaplığımda vazgeçemeyeceğim, düşümde saklı kalacak olan özel bir kitabım oldu . Her kitabın okunacak doğru bir zamanı olduğuna inanırım. Ve Yüzyıllık yalnızlık sadece tavsiye ile okunacak bir kitap değil kendi içinizde kurduğunuz kitap diyarından yola çıkarak içinize işleyecek bir kitap olduğuna inandiginizda Gabriel 'in dünyasına ait olabiliyorsunuz . *Dipnot* Kitap incelemeniz ile kahramanların herkesten bir parça taşıyacak kadar ;düşlerin gerçek olduğunu fark ettirdi .(Ursula)