Geçmişe gidip dönemin atmosferini yaşayan birinin yanında bulunmak, bir solucan deliğinden geçmişe gitmeye benzer. Yakın tarihimizin hala yeterince aydınlatılmadığını düşünürsek, Osmanlı’nın çöküş dönemindeki problemleri, liyakatsizlığın ve dalkavukluğun biribinparalığı, Abdülhamit döneminin ve sonrasının nelere sebep olduğu tanıklığıyla anlatılmaktadır. Bunun dışında,Mustafa Kemal’in tüm bu kötü şartlara rağmen nasıl umut olduğu neleri başardığından bahsedilmektedir.Halil İnalcık‘ın dediği gibi; “Bugün millet olarak buradaysak,Dünya’da seçkin milletler arasındaysak,bugün yaşıyorsak,devletimiz milletimiz varsa bunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz.”Ne okusam bu gerçek her zaman karşıma çıkıyor.Sevgi,saygı ve özlemle…
Ziya Gökalp der ki; Araplarla Türklerin Allah‘ın anlayışı arasında farklar vardır. Araplar Allahın gazap kaynağı,Türkler ise şefkat ve sevgi kaynağı diye kabul ederler.
General Liman von Sanders’in Romanya ve Ukrayna ile ilgili bir planı Enver Paşa tarafından kabul edilseydi, harbin bütün  seyrinin değişmesine ve Birinci Cihan Harbi’nin bambaşka neticelere varması ihtimali vardı. Plan şuydu: 100.000 kişilik bir Türk kuvvetini Odessa‘ya çıkarmak, Rusya’yı güneyden vurmak İstiklal diye çırpınan Ukrayna‘yı kurtarıp bir müttefik haline koymak, Romanya’yı ve onun arkasındaki Bulgaristan‘ı Harbiye girmeye mecbur etmek… Enver Paşa, en seçme kıtalardan mürekkep olan bu kuvveti Kafkasya’da Ruslara karşı kullanmayı ve Türk kitlelerini kurtarmaya çalışmayı tercih etti, fakat mevsim, yollar ve iaşe imkanları hesap edilmeyen Sarıkamış‘ın muharebesi o seçme kuvvetin göz göre göre yok olmasıyla neticelendi.(Ah! Enver Paşa ah!)