Ramazan Par…

Devrini doldurduğu halde yaşamı sürdürmek zorunda kalmak dayanılacak soytarılıklardan değildi.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Reklam
O günlerden sonra, ne zaman bir tarih kitabının yapraklarını çevirmeye kalksam, kafamda şu soru belirir: acaba tarihi yapanlar ve yazanlar değil de,yaşayanlar olan biteni oturup kağıda dökebilseydi ne olurdu? Yazarların “yenilgi ,zafer,ihtilal nedenleri diye birkaç satırda özetle verdikleri toplumsal patlamaların içinden eminim birbiriyle çelişen yüzlerce cilt kişisel serüven ve dram çıkabilir.
Savaş öncesinde kentin Türk ve Ermeni aileleri barış içinde yaşardık. Ticaret,küçük sanatlardan önemli bir kısmı, doktorluk ve eczacılık gibi yüksek meslekler neredeyse onların tek elindeydi.Daha çok tarımla uğraşan Türk çoğunluğuna göre geçim düzeyleri açısından mutlu azınlıktılar. Vergi gelirinin çoğu tarım ürünleri öşüründen sağlandığı için, vergi yükü de taşımazlar; askerlik yapmazlar; kiliselerinin çanları kentin üstünde yankılanır ve özgürce tapınılırlardı. Çocuklarına gelince onlar kendilerinin kurduğu veya Hristiyan misyonerlerinin işlettiği modern okullarda eğitilirdi.(Benim garip Türklüğüm!!! )
Karlofça Antlaşması’ndan sonra Avrupa’ya karşı olumlu bir görüş,bir zihniyet değişikliği olmuştur.O zamana kadar Osmanlılar kendi kültürlerini,ordularını devletlerini her devletten üstün zanneder,Avrupa’yı küçümserlerdi.
Sayfa 4·Kitabı okudu
İslam peygamberinin bir adının Ahmed olduğunu,bunun İncil’deki Paraklitos anlamına geldiğini hatırlattı.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Reklam