Mitat Enç

Mitat EnçBitmeyen Gece yazarı
Yazar
Çevirmen
8.3/10
294 Kişi
1.298
Okunma
58
Beğeni
6,4bin
Görüntülenme

Hakkında

Mitat Enç, (d. 1909 Gaziantep - ö. 1991 Yalova) Türk Doçent Doktor ve pedagogdur. Dedesi Mehmet Mazlum efendi Antep'in önde gelen avukatlarından, babası Emin Mazım Enç ise tanınmış iş adamlarındandır. Annesi Zeliha Hanım, kent belediye başkanı Lütfi Güceyli'nin büyük kızıydı. Antep Savaşı yüzünden kesintiye uğrayan ilköğretimini 1923'de bitirmiş, ortaöğretim için İstanbul Erkek Lisesi'ne yatılı olarak girmiştir. 1929 yılında lise öğrenimini tamamlayıp İstanbul Darülfünun Hukuk Fakültesi'ne yazılmıştır. Birinci sınıfın sonunda sınavlara hazırlanırken gözlerinden hastalanmış ve öğrenimini bırakmak zorunda kalmıştır. Üç yıldan fazla İstanbul ve Viyana Sağlık kurumlarında şifa aradıktan sonra sakatlığını kabullenmek zorunda kalmış ikinci kez Viyana'da iken Viyana Yüksek Pedagoji Enstitüsü'nde özürlü çocukların eğitimi konusunda yeniden eğitime başlamış ve iki yıl sonra da T.C. Sağlık Bakanlığı'na bırakılan bir burstan faydalanarak, öğrenimini sürdürmek içim ABD'ye gitmiştir. Colombia Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden 1936'da lisans, 1939'da ise yüksek lisans diplomasını alarak Türkiye'ye dönmüştür. 1940 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Gazi Eğitim Enstitüsü'ne "Marazi Ruhiyat" okutmak üzere atanmıştır. 1942'de İngilizce Öğretmeni Sabahat Enç ie evlenmiştir. 1950'de özürlü çocuklar için okul açmakla görevlendirilmiş, Ankara Körler Okulu'nun kurucu müdürlüğünü üstlenmiştir. Aynı yılın başında Altınokta Körler Eğitim ve Kalkındırma Derneği'ni (ANKEK)kurmuştur. 1952 yılında bu alana personel yetiştirmek için Gazi Eğitim'de "Özel Eğitim" bölümünü kurmuş ve üç yıl bölüm başkanlığı yapmıştır. 1956'da Ford Vakfı bursundan faydalanarak doktora yapmak üzere ABD'de Illinoise Üniversitesi'ne gitmiş ve 1958'de çalışmalarını tamamlayarak tekrar Türkiye'ye dönmüştür. 1958-60 arasında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin kurucu dekanlığına atanmıştır. 1960'da MEB Talim Terbiye Kurulu üyeliğine tayin edilmiştir. 1965'te Ankara Üniversitesi'nde kurulan Eğitim Fakültesi'ne geçerek Özel Öğretim Bölümü'nü kurmuştur. 1977'de emekli oluncaya kadar bu bölümün başkanlığını üstlenmiştir. Doç. Dr. Mitat Enç 1909 yılında Gaziantep’te doğmuş ve ilköğrenimini burada bitirmiştir. 1923 yılında İstanbul Erkek Lisesi’ne yazılmış ve 1929 yılında buradan mezun olarak İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girmiştir. Birinci ders yılı sonunda, sınavlara hazırlanırken tutulduğu göz hastalığı yüzünden öğrenimine ara vermiştir. Üç yıl süre ile İstanbul ve Viyana’da tedavi çaresi aramış; sonuç alamayınca, Viyana Yüksek Pedagoji Enstitüsü’nde özel eğitim öğrenimine başlamıştır. 1936’da bir bursla A.B.D.’lerine gitmiş ve bir yıl Harvard Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde eğitim görmüştür. Daha sonra kaydını Columbia Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne naklederek 1938 yılında özel eğitimde lisans, 1939’da ise yüksek lisans diplomasını almıştır. Aynı yıl ülkeye dönen Enç, Gazi Eğitim Enstitüsü Pedagoji Bölümü’ne “Marazi Ruhiyet” dersini okutmak üzere atanmış, daha sonra ise, programa eklenen “Özel Eğitim” ve “Ruh Sağlığı” gibi dersleri de okutmuştur. 1950’de Ankara Körler Okulu’nu, 1952’de Gazi Eğitim Enstitüsü’nde Özel Eğitim Bölümü’nü kurmakla görevlendirilmiş ve 1956 yılına kadar Ankara Körler Okulu’nun müdürlüğünü ve Özel Eğitim Bölümü’nün başkanlığını birlikte yürütmüştür. Bu süre içinde Özel Eğitim Bölümü’ndeki çalışma arkadaşlarıyla birlikte ülkenin çeşitli yerlerinde “körler, sağırlar okulları, ağır öğrenenler için alt özel sınıflar ve rehberlik araştırma merkezlerinin” açılmasını sağlamıştır. Görme engellilerin eğitimi konusunda sivil inisiyatifi harekete geçirmek ve toplumsal bir baskı grubu oluşturmak amacıyla 1950 yılı başında Altınokta Körler Eğitim ve Kalkındırma Derneğini (ANKEK) kuran Enç, kısa sürede derneğin İstanbul ve Gaziantep Şubelerinin kuruluşunu da gerçekleştirmiş; 1958 yılında bakanlar kurulu kararıyla derneği kamu yararına statüsüne kavuşturmuştur. ANKEK aracılığı ile 1961 Anayasasında engellilerle ilgili hükümlerin yer almasını sağlayan ENÇ, rehabilitasyon çalışmalarının gereğine dikkat çekerek, rehabilitasyon merkezleri kurmak üzere 1970’li yıllarda “Altınokta Körler Vakfı’nı”, 1980’li yıllarda da “Türkiye Körler Vakfı’nı” kurmuştur. Bu vakıflar Altınokta Körler Eğitim ve Kalkındırma Derneği’nin yürüttüğü kampanya ile elde edilen gelirlerle bugün İstanbul Emirgan’da ve Ankara Yenimahalle’de bulunan rehabilitasyon merkezlerini açarak SHÇEK’e devretmiştir. Daha sonra Kısaca “Altınokta Körler Derneği” adını alan dernek bugün 33 ildeki şubeleri ve altıbinin üzerinde görme engelli üyesiyle çalışmalarını etkin bir şekilde sürdürmektedir. 1956–58 arasında bir bursla A.B.D.’de İllinoise Üniversitesi’nde doktora çalışmasını sonuçlandırarak yeniden yurda dönmüştür. ABD’den döndükten sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde kuruculuk ve dekanlık, Ankara Yüksek Öğretmen Okulu, Sosyal Hizmetler Akademisi, Hacettepe Üniversitesi Temel Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyeliği yapmış ve beş yıl süreyle MEB Talim ve Terbiye Kurulu üyeliğinde bulunmuştur. Daha sonra ise, Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde öğretim üyesi ve Özel Eğitim Bölümü başkanı olarak çalışmıştır. 1980 yılında Türk Eğitim Vakfı’nın Eğitim Bilimi Ödülü’nü kazanmıştır. Doç. Dr. Mitat Enç’in meslek hayatı süresince ve emeklilik yıllarında çeşitli gazete ve meslek dergilerinde çıkan makalelerinden başka telif eserleri şunlardır; “Ruh Sağlığı Bilgisi”, “Körlerin Psikoloji ve Eğitimleri”, “Üstün Beyin Gücü-Gelişim, Uyum ve Eğitimleri”, “Görme Özürlüler-Gelişim, Uyum ve Eğitimleri”, “Ruhbilim Terimler Sözlüğü”, “Çocuklarda Yemek Yeme Sorunları”, “Selamlık Sohbetleri (çocukluk ve gençlik anıları)”, “Bitmeyen Gece (otobiyografi)” “Uzun Çarşının Uluları (Gaziantep öyküleri)”, “Özel Eğitime Giriş (ortak yazar)”, “Eğitim Psikolojisi” (ortak yazar)”, “Tenasül Psikolojisi (Çeviri-S. Freud)”, “Allaha Ismarladık Mr. Chips” (çeviri-J. Hilton), “Mikrop Avcıları (çeviri-P.de Kruif)”. 1942 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü İngilizce öğretmenliğinden emekli olan eşi Sabahat Enç’le evlenmiştir. Biri kız, biri erkek iki çocuğu ve üç torunu bulunmaktadır. 1985 yılında hayat arkadaşı Sabahat Enç’i bir trafik kazasında kaybeden Doç. Dr. Mitat Enç, emekli olduktan sonra Yalova’ya yerleşmiştir. Hocamız 1991 yılında kurduklarını, yaptıklarını ve yaşattıklarını özel eğitim camiasına emanet ederek aramızdan ayrılmıştır.
Tam adı:
Mithat Enç
Unvan:
Türk Doçent Doktor ve Pedagog
Doğum:
Gaziantep, 1909
Ölüm:
Yalova, 1991

Okurlar

58 okur beğendi.
1.298 okur okudu.
50 okur okuyor.
437 okur okuyacak.
65 okur yarım bıraktı.
Reklam

Sözler ve Alıntılar

Tümünü Gör
Evrenin tüm karanlığı tek mum ışığını bile köreltemez.
Reklam
Ben denizi her haliyle seviyorum..
Sayfa 332 - Ötüken yayınlarıKitabı okudu
İçimin loşluğuna, onu çevreleyen çatlaklardan ağır ağır koyu bir hüzün sızmaya başladı.
Ötüken
" Ne kadar başarılı ve önemli bir kişi olursa olsun, insanın kendini kamuoyu önünde olduğu gibi sergilemesi olanaksız. Sanırım hemen herkes başkalarının karşısına çıkarken, aynayı önüne alıp kendine çeki düzen vermeye koyulur. Zira, hepimizin içinde tecrübeli bir işportacı kurnazlığı olduğu şüphesiz. Kendimizi piyasaya sürerken, gösterişli mostralıkları öne dizip, ham ve ezikleri onların arkasına gizlemeye özeniriz. Bu tür bir girişimin ürünü ise, ' yaşam öyküsünden' çok bir aldatmacaya , " övgüye" benzer. Dahası, farkında olmadan belleğinizin bize oynayacağı oyunlarda vardır. Yaşadıklarımızın hiçbir değişikliğe uğramadan, belleğin raflarında dizili öne çıkmak için bilinçten davet beklediği söylenemez. Onların acı veren, hoşa gitmeyen ve işimize de gelmeyen yanları üstünde belleğimiz türlü oyunlara girişmekte çok ustadır. Pilavlık pirinç ayıklarcasına onlara temizleyip bilinçaltının görülemeyecek yerlerine tıkmak onun marifetidir. Eline fırça ve çekici alarak anılarımızın çürük çarık ve çarpık yanlarını tamir ve badana yapıp, göz alıcı duruma getirmek de onun görevi... Bu yüzden anımsadıklarımız, gerçekten yaşadıklarımız olmaktan çok, yaşamış olmayı dilediklerimizin biçimini alır. "
"Ama birden içini sonsuz bir umutsuzluk, acı bir değersizlik duygusu doldurdu."
Sayfa 135 - BodurKitabı okudu
Reklam
"Evrenin tüm karanlığı tek mum ışığını bile köreltemez..."
Mitat Enç
Mitat Enç

Yorumlar ve İncelemeler

Tümünü Gör
336 syf.
·
Puan vermedi
Başarmak
Görme engelli bir bireyin hayatı söz konusu Aslında kitapta bize her zaman bir umudun olduğunu ve imkansızı başarmanın rotasyon sürecini anlatıyor... Fedakarlık ve çaba olmasa insan hep bir engeldir kendine. Spoiler vermek istemem okuyan ve okumak isteyen bireyler için kesinlikle tavsiye ediyorum okumaları için. Çok büyük bir perspektif elde edeceksiniz
Bitmeyen Gece
Bitmeyen GeceMitat Enç · Ötüken Neşriyat · 2020905 okunma
342 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
4 günde okudu
Kör Kadı
"Birçok düşünür, uygarlığın çeşitli tanımını yapmaya uğramıştır. Bu, engellilerin de, ayrıcalıklarına rağmen kendileri gibi bir insan olduğunu unutmamaktır."(s.77) * Çoğu zaman üşenerek yaptığımız evi temizleme ve düzenleme işlemi sırasında, evde daha önce varlığından haberinin bile olmadığı şeyleri veya kaybettiği şeyleri bularak
Bitmeyen Gece
Bitmeyen GeceMitat Enç · Ötüken Neşriyat · 2020905 okunma
Reklam
237 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
·
18 günde okudu
Anadoluʼnun samimi sohbetiyle acıklı bir türkü tutturmuşum...
Osmanlı devletinin son döneminde, savaşların arka arkaya yaşandığı bir zamanda Antepʼte bir çocuktur yazarımız.. 1909 doğumlu yazar, kendi gözünden o dönemi ve Cumhuriyetʼin kuruluş aşamasını anlatır okuyucuya.. Gerçekleri, tanık olan birinden yanı başında dinlemek gibi bir lezzettir bu.. Çocuk Mitatʼın Antepʼteki evleri, ilkokul yılları, Antep savaşında Antep halkının çektiği sıkıntılar, savaşın insan hayatında açtığı yaralar, daha sonra bir Anadolu insanının İstanbul'da yaşamaya çalışma süreci, kültürel değişimi, Osmanlıʼdan Cumhuriyetʼe geçişde yaşanan sıkıntılar, yeni düzene alışma gibi bir çok konu bizzat bunları yaşayan yazarımızın kaleminden akıcı bir şekilde anlatılmış. Ben kitabı çok severek 2.defa okudum ve yine çok keyif alarak bitirdim diyebilirim.. Kitabı okuyunca o dönemdeki insanları daha çok anlayabiliyor insan.. Kısa sürede yaşanan bir çok şeye insanların bu kadar hızlı ayak uydurabiliyor olması da şaşırtıcı geliyor. Ama günümüzde bizde başka bir şekilde de olsa bir savaş vermiyor muyuz?.. Ve bu duruma çok çabuk alışmadık mı?.. Ya da mecbur olduğumuz koşulları kabul ettik demek daha doğru.. Tıpkı o dönemdeki insanların yaptığı gibi.. Mücadele edilerek bir toprağı elde etmek, kıymetbilirliği daha çok sağlıyor.. Biz galiba yaşadığımız toprağın kıymetini o dönem insanları kadar hiçbir zaman anlayamayacağız.. Az da olsa anlayabilmek için onları dinlemek lazım.. Buyurun işte size dinleme fırsatı.. Kitaba selam verip oturun ve güzel bir sohbete başlayın.. İyi okumalar diliyorum ;)
Selamlık Sohbetleri
Selamlık SohbetleriMitat Enç · Ötüken Neşriyat · 201349 okunma