Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek

7,4/10  (37 Oy) · 
116 okunma  · 
29 beğeni  · 
1.369 gösterim
Ayfer Tunç'un büyük ilgi gören kitabı Bir Mâniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, 2003 yılında altı Balkan ülkesi arasında düzenlenen yarışmada Balkanika ödülüne değer görülmüş, Tunç, bu ödülü alan ilk Türk ve kadın yazar olmuştu. Bu kitap, alt başlığından da anlaşılacağı gibi, 70'lerin Türkiye'sinin bir portresini çiziyor. Yazar, bir kuşağın bütün özelliklerini ve yaşam biçimlerini aktarabilmek amacıyla başlamış çalışmaya. Bunu yaparken, kendi anılarından yararlanma yoluna gitmiş. Böylece 70'lerin Türkiye'si titiz, usta bir öykücünün kaleminden, yalın, abartısız bir bellek çalışması olarak ortaya çıkmış. Kitap, 7'den 70'e bütün okurlar tarafından kâh gülümsenerek, kâh gözyaşları içinde okunacak, ama kesinlikle unutulmaz tatlar bırakacak. Bir Mâniniz Yoksa Annemler Size Gelecek'in bu yeni baskısı, yeni resimlerle hazırlandı.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2005
  • Sayfa Sayısı:
    456
  • ISBN:
    9789750705878
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Tuco Herrera 
 15 Eki 13:15 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

" 80 LERDEKİ YOKLUĞUN AİLELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ VE BU ETKİLERİN KORKUYA GÜDÜMLÜ ANNE TERLİĞİNE EVRİLİŞİ ÜZERİNE PARADİGMALAR "

Evet konumuz 70 ler ve 80 leri kapsıyor kısmen =)) O dönemlerde çocuk olanlar için oyunun adı idi YOKLUK .. ama yok olduğunu daha doğrusu YOKLUĞUN anlamını bilmezdiniz.. bu yokluk kavramı sadece çocuklar için geçerli değildi..Misal ana babalar için de bu geçerliydi.. Tv yi ele alalım örneğin..the özalın anayasayı bir kez delmekle birşey olmaz dediği günlerin öncesinde magic box yani inter star bugünki hali ile star yokken tv açılmazdı .. çünkü 12 kanal kapasiteli tv ye sahip olanlar için trt sadece tek kanaldı ve gündüz vakti pek yayın yapmazdı..YOKTU yani bizim için anlayacağınız..yurtdışından tanıdıklar gelirdi anlatırlardı orda 40 kanal var falan inanamazdık nasıl olur diye ?!?!! aklımız almıyordu çünkü ..bugün canımız istediği an soyup yediğimiz muz kivi falan zenginlik göstergesi ..kivinin fotoğrafını bile görmemişiz o derece YOK hayatımızda =) e tabi bu böyle olunca değer yargıları ve ahlak kuralları da çok farklıydı ..beslenme çantama atıp annemden habersiz okula götürdüğüm muz için hem öğretmenden hem annemden bir araba zopa yediğimi dün gibi hatırlıyorum..çünkü alan vardı alamayan vardı .. alamayanın canı çekmesin diye göz göre göre yedirmezdi öğretmen onu size.. anne baba okula çağrılır , sorumsuzluk ve terbiyesizlik yüze vurulur , herşeyden habersiz ebeveyn barut küpüne dönüp öğretmenin anlattıklarını sineye çekip leblebi gibi yutarken pimi çekik el bombasına döner , evdeki minik Van Damme ' lar için survivor çanları çalardı..Kan Sporu'nu evde hem izledik hem yaşadık anlayacağınız .. Yerli malı haftası kutlanır çocuklara Türk malı kullanımı öğütlenirdi..Portakalın ekürisi o günlerde leblebi tabi.. bu vasat ikiliden oluşmuş kombinasyonlarla döşenmiş günler dahi çılgın Manhattan partileri kıvamında geçerdi bizler için ilkokulda .. bir masada leblebi portakal ..diğerinde leblebi portakal..
sende ne var?
annem ceviz koymuş!!
tüm gözler o masada =) evden gelen 4 ceviz neredeyse 40 eşit parcaya bölünür paylaştırılır.. Cin Ali o günlerde çok populer ..sonradan semirmiş bıdık ali serisi ile pabucu dama atılmadan önceki günleri .. hoş gerçi 2000 lerde turkcell hazırkart reklamları ile geri döndü yenilenmiş imajı ve manitası ile.. her dönemin adamı oldu o! oyuncak derseniz çok kısıtlı..LEGOYMUŞ UZAKTAN KUMANDALI ARAÇLARMIŞ GI JOE -ACTION MAN FİGÜRLERİ FALAN HİÇBİRİ YOK!!! ordan burdan bulunan rulmanlarla tornet falan yapılır yokuşlarda rendelenmiş kaşara döndüğümüz günler yaşanırdı .. kollar bacaklar yara bere içinde ama gözlerin içi gülüyor.. sigara kağıdı şişe kapağı ve misket gözbebeği.. toplanır kolleksiyon yapılır falan fistan.. çokta nostalji ile kafanızı şişirmek istemiyorum .. kısaca YOKLUK tan var edilen bir dünyamız vardı.. tüm bunları buna vurgu yapmak için yazdım ..amacım 80 lerde çocuk olmak topiğine madde sıralamak değil.. anlat anlat bitiremeyiz ne o maddeleri ne o günleri..Ondan kelli , asıl inceleme burda başlıyor =) yokluk ve insanlardaki değer yargılarına etkileri ve arada kalan çocuklar asıl ele alacagımız husus =)

- " Bir maniniz yoksa annemler size gelmek istiyor Zöhre Teyzeciğim!" -

Yukarda belirttiğim gibi olanaklar böylesine kısıtlı iken , güneş batana kadar it ayağından paça yemişçesine oynayıp gezen , orda burda iğdeye ,vişneye ,olmamış ham elmaya dalan , günde 500bin kalori yakan çocuk bünyesi akşam olunca hüzünlere gark olurdu..Anneye ev gezmesi için yalvarılır (pek tabii ÇOCUKLU BİR EV) , "ÇOK" uslu bir çocuk olunacağına dair sözler verilir (?!?!?!) , baba da onaylarsa elçi olarak komuşuya çıkılıp yukardaki cümle kurulurdu.. komşu, "tabii buyursunlar" derse muazzam bir sevinç ile eve geri dönülür ,hazırlıklar başlardı..tabii komşunun evde olmadığı ya da kibarca kışalandığınız namüsait durumlar muazzam bir hüzün ile eve geri dönülür arkada barış manço gülpembe veyahut dönence çalardı soundtrack olarak.. bu gezmeler apartman aşırı ise muhakkak pastaneden tulumba tatlısı veya başka bir tatlı alınır götürülür ,komşuya gidiliyorsa evde pişen aşure, helva , pasta börek bir kaba konur üstü bir peçete ile örtülür , aman efendim ne zahmet ettiniz sözlerine karşılık ev sahibi veya sahibesine verilirdi..hoş gittik beş geldik muhabbetleri ile başlayan henüz biz çocuklar için kontrolden çıkmamış misafirlik bundan sonra başlardı..gidilen evin kızının kolonya servisine müteakip çaylar börekler pastalar servis edilir karınlar doyurulur depo fullenirdi..bu arada ilk tehlike dolu soru sorulurdu biz çocuklara "BİRAZ DAHA ALMAZ MISIN EVLADIM ?" bu aslında tuzaklı bir soruydu .. Soran ikram etmek ister ve hiçbir art niyetle bunu sormazdı size..ama ikinci bir tabak istemek o YOKLUK günlerinden gelip geçmiş anne baba için inanılmaz ayıp olarak algılanır , bu suçun cezası asla karşılıksız kalmazdı.. Anne yine tuzaklı ve uyarı dolu yalnız siz ikinizin anladığı bir ses frekansıyla " YE OĞLUM BURASI YABANCI YER DEĞİL! derse de almamak hatta ve hatta önünüze bir tabak daha geldiyse bile el sürmemek elzemdi..SÜRENLERE NELER OLUYOR ANLATICAM AZ SONRA =)) e karınlar doydu ,enerji barı perfect !(street fighter nesline selam olsun! ) hemen çocuklar bir odaya ayrılır neşeye koşulurdu..Başında bir büyük olmayan bu çocuklar muhakkak bir şey kırar döker =( Punisher aromalı anne ve telaşlı ev sahibesi koşup hasar kaydı çıkarmak için soluğu odada alırdı..( Burdan sonrası cidden bir dram .. kalbim şu satırları yazarken dahi korkuyla doluyor o günleri hatırlayıp..)

Zöhre Teyze , "Aman sizde birşey yok ya daha ne olsun cana geleceğine mala gelsin", diyerek bir yandan kendi çocuğunu sizin annenize çaktırmadan çimdikler sizin kafanızı okşar , buna karşılık anneniz de çaktırmadan sizi kevgire çevirmek suretiyle evsahibinin oğluna sevgi gösterip , "Hep bizim oğlanın işleri bunlar" diyerek dert yanardı.. evsahibi kırılan dökülen parcaları temizlemek için içerden faraş süpürge falan almaya gittiyse kısık ama ölümcül bir ses tonuyla "SENİNLE EVDE GÖRÜŞECEĞİZ ŞİMDİ KUDUR BAKALIM !" der zehri yuttururdu size..bu şu demekti: bunlar KARA KAPLI DEFTERE YAZILDI!! ve o defteri açan eller o akşam muhakkak o hesabı dürerdi..şimdi -dili geçmiş zamandan çıkarak olacakları anlatayım..

Bir köşede 8 yaşlarında 2 çocuk .. diğer köşede çift kişilik tahminen 60 70 kiloluk ikiye ayrılmış bir oturma grubu parçası..odada buz gibi bir korku havası.. soğuk terler dökülüyor.. şu dakika sizin için iki seçenek var.. eğer ki misafirliğin son demlerindeyseniz salona gidip uslu uslu oturup ölüm olmasa bile evde maruz kalacağınız kısmi felci kabullenecek ya da eğlenceye devam edeceksiniz.. TABİİ Kİ HER DURUMDA EĞLENCEYE DEVAM!! İÇ SOĞUK SULARI GÖR POPOM YOLLARI!!! =)) Bundan sonra yapacagınız şey iyice azıtıp kudurup yoldan çıktıktan sonra misafirlik biteyazdığı anlarda uykuya dalmak.. Kitaptaki en eski hile bu .. İnandırıcılık çok önemli zira işlediğiniz kabahatlere karşın birde uyuyor numarası yaptığınız anlaşılırsa kısmı felç bitkisel hayata dönebilir!! Ölüm sizi almış da geri getirmemiş gibi hareketsiz yatmalı , anneden gelecek ilk çimdiğe kati suretle reaksiyon gösterilmemeli ki bu çok zor =)) Pek tabii odaya girildi o çimdik yendi ve uyanıldı.. apartman merdivenlerinde isteksiz adımlar .. Eve giriş.. Anne eğer işi biliyorsa avını asla korkutup kaçırmaz ..Siz de yaptıklarınız yanınıza kar kaldı zannederek sevinçle yatağınıza yatmaya yeltenirsiniz .. Bu arada anne üstünü değiştirmiş mühimmat ve cephane tedariğini yapmıştır .. O yaşlardaki çocuklarda daha bir gelişmiş olan korkuyla katalist (bir şeyin ya da şahsın bir başka nesne olgu veya şahısla etkileşime girmesi durumu bkz : kimyasal reaksiyon ŞAHSIN YUSUF HALİ!! anla işte eheueheueh =) ) yetisi devreye girdi.. sizin arkanız annenize dönük görmediniz onu ama bir nesne uçarak geliyor size doğru..Burda bir nesneyi size tanıtmam gerek ..Nedir o ? GÜDÜMLÜ ANNE TERLİĞİ! Gülmeyiniz ..Bu öyle bir nesnedir ki hedefini muhakkak bulur .. kapının önündeyseniz içeri kaçarsınız ,33 banttan seker yine de sayıyı alır .. (Semih Saygıner gelse açıklayamaz bu kutsal nesnenin varoluşunu ..) hem sayıyı hem de canınızdan bir parcayı daha doğrusu.. hedefi bulamaması durumunda anne terliği getirmenizi söylediyse muhakkak getirmek FARZDIR(bakınız sünnet demiyorum!!)..çünkü daha fazla kızacak olursa dozaj artırımı devreye girer .. O durumlara girmek bile istemiyor o anları aklıma dahi getirmiyorum.. Bu arada arkada bu çalıyor : https://www.youtube.com/watch?v=Y15ZT1_VUfM 0:07' de giren kanuna çok dikkat ediniz =) siz de işi biliyorsanız paşa paşa gider beyaz bayrak ile koşulsuz şartsız teslim olur Sevr'i imzalarsınız..Kurtuluş Savaşına yeltenenin sonu cidden mortal kombat "finish him" lerine döner.. Fatality lere koşarsınız..
İşte kitabı görür görmez aklıma gelenler bunlar oldu =)) Başlık 80 lerde doğanlar için kırmızı alarm verdiriyordu yukarda yazdıklarımdan dolayı BENİ OKU diye .. Hemen sahaflardan edinip 2 3 gün gibi kısa bir sürede hatmettim.. Zaten okuması o derece zevkli ki kitap okuduğunuzu dahi anlamıyorsunuz.. tespitler ekol ötesi .. Şu anlattığım anektodların hepsi ve çoooook daha fazlası kitapta mevcut .. Mutlaka alıp okuyun .. Kesinlikle kaçırmayın!!

Ne olaki bu Mortal Kombat fatality leri diyenler için link :

https://www.youtube.com/watch?v=2YxPFw7lfY0

O GÜNLERİ ANMADAN OLMAZ .. COMMODORE CULAR SİZLERE DE SELAM OLSUN =))

https://www.youtube.com/watch?v=3JQkW6BgUYU

Ferah 
 08 Eki 20:23 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Tutamıyorum zamanı.."

''Bizim zamanımızda'' deyimini kullanmak bana hep itici geliyor. Malum yaş , yaşlılık , kırışıklık vs. tüm bunlarla yüzleşmek demek... Bizim zamanımızda ; ne zamandı ki bizim zaman, şimdiki zamana ait değil miyiz? Şu anki zaman bizim zamanımız değil mi? Sanırım biz çocukken, eskiden idi asıl bize ait olan zamanlar...Tevazu bu coğrafyada her zaman geçer akçe midir? Evet her daim geçerlidir. Şimdi de, eskiden de tevazu hep vardı. Milletçe tevazu sahibiydik ve halen de sahibiz. Tevazunun yanında utanma vardı, ayıp vardı, samimiyet çok daha belirgindi. Mahallede cenazesi olan evde günlerce yemek pişmez, komşular sırayla yemek taşırdı. Hatta vefat edenin kırkı çıkana kadar o evde televizyon açılmaz, müzik sesi duyulmaz ve merhum evini ziyaret eder düşüncesi ile bir odanın ışığı sürekli açık bırakılırdı. Düğünlerde de keza aynı idi davranışlar, komşular düğün yemeği hazırlar, birlikte çehiz yıkanır, sergilenir ve gelin evine yerleştirilirdi. Tüm bunlar imece usulü yapılırken halen nedenini bulamadığım icraatların sahibi anneme neden öyle söylerdin diye sorduğumda kızım ayıptı diyerek kendisinin bile tam açıklayamadığı değişik fantaziler de yok değildi aslında. Mesela, ailece bir komşuya ziyarete gittiysek, ikramın ikincisi teklif edildiğinde teşekkür edip geri çevirmek ( evde karnımızı annem doyurdu aç değiliz algısı yaratmak ki bu yaşa geldim yine ziyaretlerimde çok canım çekse de ikramın ikincisini reddederim , aç kalmışlığım çoktur, ayıp etmemek adına :-)))) ), büyükler ile aynı odada oturmak için ise reşit olma yaşı aranırdı. . Hele eve misafir geldiğinde, koridorda ayağa verilen terlikler, ayakkabıların kapı önünde ziyaretçiler giderken giymelerinde zorlanmamaları için gidiş istikametine doğru dizilmesi, koltukta sırt arkalarına yastık konması ve en önemlisi ise gözlerden anne talimatının anlaşılması. Dile gelmezdi talimatlar, annem göz işaretiyle çay mı tazelenecek, ikramlar mı yenilenecek, kahve mi yapılacak tüm emirlerini hissettirirdi. İstemeden vermek öğretilirdi, misafir istemez leb demeden leblebi anlaşılırdı ve talebin söylenmesi pek bir ayıptı. Yine de düşünüyorum da çok güzeldi o yıllar, bizim zamanlar. Şimdiki gibi elekronik postalar, çöp kutuları, geri dönüşümler yoktu. Atılmazdı sevgiler, öfkeler, neşeler, hüzünler.. Aleni idi tüm duygular...
İşte bu eserde de cenazeden düğüne, okuldan mesleğe , iletişimden dostluğa, 0 yıllarda nasıl yaşadığımız anlatılıyor. Bizim zamanımızın yılları , biraz mağrur, biraz mahzun ama çokça da mütevazı.... Çokça da özlemli...https://www.youtube.com/watch?v=Ia-XwV7xe-U
Keyifli okumalar...

Muzaffer Akar 
07 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Daha çok öyküleriyle tanıdığımız son zamanlarda yazdığı güzel romanlarla da adından söz ettiren yazarın 2001 yılında yayınladığı bu kitap, 1960-1970 yıllarında doğan bir çok kişiyi derinden etkileyecektir.

Kitabı okurken yüzümde hüzünlü bir tebessüm hiç eksik olmadı. Çünkü anlatılan hikaye değil bizim çocukluğumuz ve ilk gençlik yıllarımızdı.

Patlangaçtan leblebi tozuna, teneke Vita kutusundan bir arpa boyu kalmış kurşun kaleme birçoğumuzun yakından bildiği tutumluluk yılları sade ve etkileyici bir dille anlatılmış.

Arapça dahil bir çok dile çevrilmiş bu kitabı bence herkes okumalı ki, yokluk ve tutumluluk yıllarındaki Türkiye'yi biraz tanıyabilsin. Siyasete hiç girilmeden yaşamın içinden günlük olayların samimi anlatımı kitabı daha da etkileyici yapmış.

Yonca 
13 Eyl 21:24 · Beğendi · 10/10 puan

90'larda doğan bir çocuk olduğum için kitapta geçen bir çok nostaljiyi hatırlamaktan keyif aldım.Yazar 70'li yılları,o dönemde yaşanan güzellikleri,hayatları bize sunmuş.Açıkçası o dönemleri özlemedim desem yalan olur.Komşuluk,çocukluk,öğrencilik hayatı hepsi ne sıcak bir ortammış o zamanlar.Teknolojinin daha fazla farkedilmediği o yıllar o güzel insanlar karşılıklı sohbet edebiliyor,misafirperverliği karşılıklı gerçekleştirebiliyorlarmış.Aşklar oldukça masum ve temizmiş.Hele en çok burnumda tüten ilköğretim yıllarım ve çocukluğum.Çocukluğumda oynadığım o güzel oyunlar,cuma gününü iple çekip sıraya girip İstiklal Marşını okumaktan zevk aldığım o seneleri,kalem sivirlemek bahanesiyle edilen sohbetleri,öğretmenim ders anlatırken konuştuğum için tek ayak üstünde durmak zorunda kalmayı ne çok özledim anlatamam.Bu kitabı çocukluğuna tekrar dönmek isteyen ve benim gibi nostaljiden hoşlanan herkes okuyabilir.Şiddetle tavsiye edilir.

Mehmet Y. 
07 Haz 18:05 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Sanırım 2002 yılıydı okuduğum zaman. Üzerinden onca yıl geçmesine rağmen tadı damağımda kalmış, şahane bir kitaptır. Anlattığı dönemin hoşluğu kadar Ayfer Tunç'un harikulade kaleminin de etkisi vardı bu unutulmazlıkta.

'1970'li yıllardaki hayatımız' diyordu ancak mesela ben çocukluğunu 80 ve 90'larda yaşamış birisi olarak hem büyük bir tat almıştım kitaptan hem de bizim döneme ait pek çok şeyi de bulmuştum. Ayrıca bu sitede neden bu kadar düşük puan almış, anlamak mümkün değil.

Denemenin lezzetine varmak, sıkı bir nostalji yapmak için bire birdir...

ayhan özköroğlu 
 07 Haz 17:51 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Nasıl unuturum bu kitabı. Oysa ilk kitabım "hayatın tüh noktası" nı yazarken ne çok istifade etmiştim ondan. Benim kuşağım aynı zamanda benim hayatım vardı bu kitapta.
70 kuşağının alternatifi yok mutlaka okumalı bu kitabı da günümüz gençleri anne babalarının yaşadığı dönem hakkında ki tüm meraklarını giderebilirler bu kitapla.2003 yılında Bakania ödülü de alan bu kitap can yayınlarından çıkmış ve bir başucu kitabı. İçerisi bolca siyah beyaz fotoğraflarla desteklenmiş yakın tarih milletimiz insanının en ince ayrıntısına kadar yaşamından kesitler büyük bir şölen havası içinde önünüze serilecek.
unutulmaya yüz tutmuş veya çoğu itibari ile unutulmuş gelenek ve görenekler birer birer hafızanızda canlanacak, zaman tünelinde bir yolculuk tadında bir kaç saat geçireceksiniz.
Kılık kıyafet, arkadaşlar ve aşklar, reklamlar, kız istemeler düğünler bayramlar cenazeler yaslar kırklar ve daha neler neler. Ya siyaset, spor, magazin ve özellikle fotoromanlar, cep romanları hayallerimizin artistleri, aktrislerinin duvarları süsleyen posterleri. Pul, para, peçete vb. koleksiyonlar, mahalle maçları, piknikler, çay bahçeleri gazinolar lunaparklar fuarlar.Ve daha neler neler. Hem hacim hem içerik yönüyle büyük bir kitap. Zamanda yolculuğa hazır olun...Önümüzdeki günlerde size bu kitaptan bir çok alıntı paylaşacağım bana hak vereceksiniz...

seher 
22 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ayfer Tunç'un kitabı beni çocukluğuma götürdü.Kitapta 1970 yıllardaki çocukların oynadığı oyunlardan, okullardaki eğitime, radyo ve televizyondan filmlere, müzik zevkimize, giyim kuşağımızı, okuma alışkanlıklarımıza, arkadaşlıklara, evlilik seçimlerine ve hazırlıklarına, doğum ve ölüme, bayramlarımıza, yemek kültürümüze, alışveriş ile hediye verme alışkanlığımıza, iletişim yöntemlerimize bir çok konu çok güzel anlatılmıştır.Geçmişi özlemle anmak isteyenlere tavsiye ederim.

Scorpıon 
14 Kas 10:58 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Bir nostaljik film izler gibi bu kitabı okumak. 70 li yılların tam bir tarihçesi gibi, fakat ben manisanın küçük bir ilçesinde 80 li yillarda doğmuş olmama rağmen neredeyse çoğunu biliyorum anlatılan,yazılan.

Sanırım bizim ilçeye herşey 10 yıl gecikmeyle gelmiş ya da daha uzun yıllar hayatımızda kalmayı başarmışlar:))) zaman zaman sıkıldığım yerler olmadı değil ama ayfer tunç ve hatıraların hatrına zevkle okumaya devam ettim.
Biraz daha 70 lerin sonlarina dogru siyasi ortama deginmesini beklerdim.

Gözümde canlanır koskoca maziiii... fonda çalıyor kitabın her sayfasında, sobalı evde büyüdüm bende, annem zeki muren kasetini koyar , onun sesi yankılanırdı guzel evimin duvarlarında, hala sıkı bir hayranıyımdır sanat güneşimizin:) babam bir video kaseti oynatıcısı getirmişti hiç unutmam. Evde siyah beyaz televizyon var grundig marka, ilk sinema filmini izlemek için adamın verdiği mücadele oscarlikti:))) filmler 3 tane hepsi de jackie chan filmleriydi. Funku!! hangi baglantiyi nereye yapacagini bilemedi ama en sonunda başardı.

Ayfer tunç gibi sayfalarca yazabilirim sıkıcı hale getirmek istemiyorum incelemeyi, yeni nesil okurken ( meraklı değilse) sıkılabilir ama 60-70-80 doğumlular zevkle okuyacaktır. Hafıza tazelemek ve salçalı ekmek yemek için bir sebep:))) keyifli okumalar diliyorum.

Ertan YAVUZ 
12 Eyl 11:47 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ayfer TUNÇ eskinin o kadar da eski olmadığını ve bu nostaljinin aslında günümüzde de yasatilabileceginin mümkün olduğunu çok güzel anlatmış kitabında ..
Çok birşey söylemeye gerek yok eski yesilcam filmlerini hangimiz hayranlıkla izlemedik ki (hala öyle olduğu aşikar)o günlerin aslında bugünden bir farkı yok insanlığımızı kaybetmememiz gerekiyor. Sevmek, payaşmak, mücadele etmek insanı insan yapan yegane unsurlar.
Bu kitapla Yeşilçam filmlerinin aslında sadece bir film olmadığını, aslında o dönemi yasayan insanların film gibi bir hayat yaşadıklarına tanık olacaksınız.
Bir maniniz yoksa bu kitabı okuyun ...

kevser 
01 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

88 doğumluyum ve çocukluğum 90'lı yıllarda geçti. Bu kitap ise 70'leri anlatıyor. Fakat kitapta anlatılan çoğu şeyi kendi çocukluğumdan hatırlıyorum. İnanılmaz eğlenceli ve duygulu bir kitap. Sadece yazarın taraflı üslubunu sevmedim. O nedenle puanım 9. Fakat içerik 10 kesinlikle. Yakın tarihi yaşamak isteyen herkese tavsiye ederim.

2 /

Kitaptan 53 Alıntı

Yonca 
08 Eyl 14:02 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"O zamanlar çocuklar çocuk parklarına değil,boş arsalara aitti."

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Sayfa 20 - Yapı Kredi Yayınları)Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Sayfa 20 - Yapı Kredi Yayınları)
Yonca 
06 Mar 20:34 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Radyo alçakgönüllüydü,vakurdu,inatçıydı ama yeni değildi.Televizyon ise hayatımıza ağır bir vaka olarak girdi; radyoyu,kardeşi doğunca ihmal edilen büyük çocuğa benzetti."

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)
Yonca 
05 Mar 23:48 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Top,ip genellikle açık,yağışsız havaların oyunlarıydı."

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)
Yonca 
05 Mar 19:46 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Gözle görülür bir büyüklüğe ulaşan erikler talan edilir,bu arada ağaçların dalları kırılır,büyük zarar görürlerdi."

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)
Yonca 
06 Mar 19:58 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Kokulu silgiler o kadar cazipti ki,malına düşkün çocuklar ortasından delip ipe geçirdikleri bu silgileri boyunlarına asarak gezerlerdi."

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)
Yonca 
06 Mar 10:45 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Taşıtlarda kullanılan bilyeler az bulunan,bu yüzden çok değerli olan parçalardır.Çelikten imal edilmiş,kısa silindir biçimindeki bu bilyeler (rulman) minik birer tekerlekti."

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)
Yonca 
05 Mar 11:20 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Özellikle büyük şehirlerde yaşayan çocukların büyük çoğunluğu eriği ağaçta değil, manavda görüyor. Ayva çalmak nedir,dut ağacı neye benzer bilmiyorlar.

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Can Yayınları)Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Can Yayınları)
Yonca 
09 Eyl 23:39 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Önüm,arkam,sağım,solum sobe." tekerlemesi de yılların geçmesiyle unutulacak bir oyun tekerlemesi değil."

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Sayfa 41)Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Sayfa 41)
Yonca 
05 Mar 10:44 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Şanssız mıydık? Haksızlık olur şimdi..."
CEMAL SÜREYA

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Can Yayınları)Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Can Yayınları)
Yonca 
05 Mar 19:38 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Papatyayla fal bakılırdı.Mahalledeki oğlanlardan birine aşık,yeni yetişen genç kızlar papatyaların beyaz taç yapraklarını seviyor,sevmiyor,seviyor,sevmiyor diyerek teker teker kopartırlar,son taç yaprağı kaldığında seviyor çıkmışsa sevinçten deliye dönerlerdi."

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç (Yapı Kredi Yayınları)