... Herkes kendine göre bir şeyi, ya da bir şeyleri sever. Kimisi malı mülkü, kimisi güzel döşenmiş evleri, kimisi doğayı, kimisi kuşları , kimisi atları ve at binmeyi, kimisi kitapları ve sayfalar arasında gezmeyi, kimisi sessiz köpekleri , kimisi köpekliği, kimisi de kadınları sever...
"... Biz de Kuzey ülkelerine gidip yerleşerek çiçek filan mı olsak ne? Ha? Belki o zaman birileri de bizim de var olduğumuzu, yaşadığımızı, dünyada olduğumuzu görmüş olur."
"... O büyük şehirler insanın yaşayacağı yerler olmaktan çıktı. Yüz binlerce insan yeni bir hayat umuduyla yüklenip şehirlere geliyor. Refah, mal, iş , fabrika yok. Zaten trafik Azrail'e dönmüş. Bu durum öyle bir haleti ruhiye yaratmış ki , artık kimse kimseyi dinlemiyor , kimse kimseye sahip çıkmıyor. Insanlar artık acımasız, üzgün ve kimsesiz..."