"Biz kendimizi bile doğru dürüst anlayamıyoruz. Kaldı ki başkalarına, o başkaları isterse en yakınlarımız olsun, anlatalım. Olur mu böyle şey?
Görülmüş müdür bir insanın bir başka insanın içinden geçenleri tıpa tıp anladığı?"
"Mutluluk sözcüğüne inancımızı kaybetmemiştik henüz. Sihirli bir sözcüktü mutluluk, söylemesi bile, biraz ne idüğü belirsiz, bir hayli karanlık bir şey olsa da, içimizde bir ferahlık uyandırıyordu"
"Sonra neydi sevgi?...Birbirlerini uzun zaman sevdiklerini sandıktan sonra bir tesadüf sonunda görünce, ya hiç aldırmadan geçilir ya da o insanla geçirilen, boş yere harcanan zamana acınır, belli belirsiz ama içten bir kin duyulurdu. Dostluk çok daha güzel bir kelimeydi."