Biraz erken ya da biraz geç ölmenin bir anlamı olmadığına göre, yaşamanın amacı neydi? Zaten yok olacak kumdan şatolar yapmak neye yariyordu? Büyük bir mücadele içerisinde olan insanlar böyle şeyler düşünmüyor, kendilerini hayattaki başarılarına adıyorlardı. Ama insanın temel duygusu buydu. Yeryüzü korkusu, yaşam ürkekliği, geçici olmanın yarattığı yürek burkulması. Yani boşluk , büyük bir boşluk...
İyi ama ilk attığın adımın seni nerelere götüreceğini hesap edip ona göre davranacaksın. Böyle öğretilmedi mi sana? Bu dünyadaki her trajedi küçük ve masum bir adımla başlar.