Ergin Kamal

Ergin Kamal
@Roni_helbest
Bölünmeyiz böldürtmeyiz diye bir yerlerimizi parçalayan bir toplumuz. Ama her konuda bölünmeye dünden hazırız. Şimdi de aşı olanlar ve olmayanlar bölünmesi yaşıyoruz. Başını açanlar kapatanlar. Namaz kılanlar kılmayanlar. Türküm diyenler demiyenler. O kadar çok ki bu bölünmelerimiz. Karşıtlık ve yandaşlık sendromuna yakalanmış yabancılaşmış, yabansılaşmış sürü kalabalığı. Ne bilim ne ilim ne bilgi ne merak ne idrâk. Ne denge ne ahenk ne renk. Ya bendensin ya düşmansın, ya osun ya busun manyaklığında nefessiz kaldık. Aşı olanlar hayır aşıdan değildir diye bir taraflarını yırtarken, olmayanlar ise kesin aşıdır diye atıp tutuyor bir ölüm sonrası. Ne oldu doğruyu bulmaya, otopsiye, adalete, bilime, hepsi romantik birer kavramdan mi ibaret şimdi. Herkes kendi doğrusuna ölümüne sarılmış, herkes kendi doğrusunu putlaştırmaya ne kadar meraklı. Herkes bir tanrı sanki. Egolar ve korkular at başı. Allah sonumuzu hayır etsin.. Sevgi saygı güven unutulan mı şimdi? 🤔 Ölüm ve açlık korkusu bile uyandıramaz bu hasta toplumu. Bu toplumdan umudu olanın kendinden umudu yoktur. Kendinden umudu olanın bu toplumdan umudu yoktur. Gerçeklik keşfedilmemiş gezegen gibi belirsiz ve uzak henüz bu topluma.. İnsan da toplumlar da kıtalar da sınanırlar gelişim yollarında. İklim ve kültür ayrılmaz bir bütün ve zıtlık içerir baktığında. Japonya depremlerle, Afrika aç kalmakla, Avustralya nem ve yangınlarla, kuzey ülkeleri soğuklar ve gıda ile Avrupa ırkçılıklarla, Amerika barbarlıklarla sınana geldi bugünlere. Ortadoğu geri zekalılıkla sınanıyor asırlardır ne aştığı ne aşacağı ne ders alacağı var. Geri zekalılığın başını çekiyoruz son tahlilde. Mış gibilik şampiyonluğu da bizim ülkemizde..
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hani böyle hiçbir yaraya merhem değilsin, hiçbir bıçağa boyun eğende değilsin durumu var ya işte o b*k gayyasındayım sanki. Ne yana baksan dert tasa gam. Kime dokunsan ahh. Kime kızsan vahh. Kime ayna olsan bumm. Kime karanlık olsan vınn. İyi niyetlerimi korumaktan yorgunum esasım bu. Zira yürek hep iki taş arasında imiş gibi yaşıyoruz.
-Gittiğin bir kendin yoksa, kaldığın yer hücrendir. -Sığdığın bir yer yoksa, gittiğin rüyadır. -Sevdiğin ve anladığın bir 'kendin' yoksa, anladığın ve sevdiğin de yoktur. -Güvendiğin ve inandığın bir 'kendin' yoksa, güveneceğin ve inanacağın bir dünyan da yoktur. -Dünya'ya sığmak gibi dertlerin varsa, içinde ki cennetten 'kendini' kovmuşsundur. -Dünya'yı sevmek ile sorunların varsa, içinde ki cehennemin kulusundur. -Cennet ve cehennem ruhumuzdur. Büyüdükçe hangisini seçersek, ruhumuz onunla kimlik bulur. Cennet misin kendine ve ötekine? Cehennem misin kendine ve diğerine? -Hayatın tüm zorluklarını ve düşmanlıklarını, en sert ve en kış mevsimlerini "gerçekten" iyi bir yüreği olanlar, iyi olmakta ısrar edenler aşabilir ve başa çıkabilir. -Düşündüğü, söylediği ve yaptığı uyumlananlar gerçek bir güçtür. Bu gücün uyumudur mutluluk. Bu uyumun huzurudur güç. -Kendisini aşmış, geçmişini ve geleceğini kavramış, şimdiye aymış ve varmış birini yenemezsiniz. Böyle kişilerin yalnızlığının kalabalığını göremezsiniz. Işığını söndürmek mümkün değildir. Güneş hiç balçıkla sıvanır mı? -Tarihler boyunca korkmuştur karanlık bir ruh, ışık olmuştan. -Ezmek ister güçsüz, gücü dışında arar bu yüzden. -Kendini üzmekten korkan başkasını üzer. -Kendini kırmaktan korkan başkasını kırar. -Kendini ezmeyen, işlemeyen, yontmayan buna yüreği yetmeyen embesilden çıkar zorbalar. İnsan sözün de, tavrın da zorbası olabilen bir canlıdır. -Zoru 'kendisi' ile olmayan zorba olur. -Derdi, sorgusu 'kendisi' ile olmayan efendi olur. -Sevdiği saydığı önce 'kendisi' olmayan daima köle olur.
İnsan insana azaptır gözüm. İnsan kendine azaptır. Paradoksu da budur. Kendisi ile başa çıkamadıkça başkasına salça olur. Kendi azabını dindiremedikçe etrafına azap olur. İnsan insana azaptır gülüm. İnsanın iyisi kötüsüne azaptır. İnsanın kötüsü iyisine azaptır. İnsanın kendisi kendisine azaptır. Azap kaçınılmazdır hayatta. İnsanı insan eden de azaptır, insanı insanlıktan çıkaran da azaptır. Mesele azabını görmekte ve seçmekte. Azabından tanırım seni gözüm. Izdırap belirleyicidir. Aşk ile sevgi ile Şevbaş 🌸☘️🕊
Nasıl davranacağınız konusunda baskıya maruz kalıyorsanız, devamlı uyarı (!) alıyorsanız, telefonda internette nerde olduğunuz ne yaptığınız 7/24 takip ediliyorsa. Dersteyim, evdeyim, Ayşe'yle Fatma İle beraberim dediğinizde "fotoğraf gönder" onunla görüşme" diyorsa. Arkadaş çevresinde, aile içinde küçük düşürüyor, alay ediyor, aşağılıyorsa. Size, ailenize, çevrenizdeki sevdiklerinize zarar vereceğini söyleyerek tehdit ediyorsa. Ailenizle, komşularınızla, arkadaşlarınızla görüşmenizi engelliyorsa. Bu saf Şiddettir. Şiddet; fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddet şeklinde ortaya çıkabilir. Sizi israrla yok sayıyorsa, yokmuşsunuz gibi davranıyorsa, sorularınıza cevap vermeyip günlerce konuşmuyorsa, sizi muhatap almıyorsa. Bu Psikolojık şiddettir. Para vermiyorsa, verdiği parayı nereye harcadığınızı takip ediyor ve harcamalarınıza karışıyor, maaşınıza el koyup size harçlık veriyor veya sizin devamlı para istemenize yol açıyorsa. Bu Ekonomik şiddettir. Bir kadının istemediği zamanda ve istemedigi şekilde cinsel ilişkiye zorlanması cinsel şiddettir. Kadın HAYIR diyorsa bu HAYIRdır. Bu sınırda durmayan eşiniz bile olsa maruz kaldığınız Cinsel şiddettir. Şiddetin azı çoğu yoktur. ŞİDDET ŞİDDETTİR. Beni seviyor, beni kıskanıyor yalanının arkasına kendinizi saklamayın. Bir kadın olarak, önce siz kendinize değer vermelisiniz. Siz değer vermezseniz, kimse sınır tanımaz. Sınırınızı siz çizmelisiniz, çizmezseniz onlar sınır tanımaz. Öfkeli biri ama sadece eşyalara saldırıyor, bana dokunmuyor diyorsanız yanılıyorsunuz. Sosyal ortamlarda öfkesiyle sizi zor durumda bırakıyorsa, masum bir davranış olarak değerlendirmeyin. O öfke günün birinde size siddet olarak yönelecektir, unutmayın. Eski eşine, partnerine, hatta hemcinsine şiddet uygulamış ve size "ne kadar haklı