...bir ülkedeki hükümetin, halkı hoşnut kılmasa bile, gönülleri umutla doldurması, durumu çizerken en çetin güçlüğün çözümü için bile bir umut kapısı bırakması, yönetimde bilgece bir tutum belirtisidir. Bu pek güçlük doğurmayacak bir şeydir, çünkü kişiler de partiler gibi övünmeye, olacağına inanmadıkları şeyler söyleyerek yüksekten atmaya yatkındırlar.
Bilindiği üzere her ülkede iki türlü uyruk vardır: soylular, halk çoğunluğu. Bunlardan bir hoşnutsuzluk içindeyse tehlike büyük değildir, çünkü halk çoğunluğu, yüksek tabakadan kışkırtılmadıkça kendiliğinden kolay kolay eyleme geçemez. Yüksek tabaka da, halk çoğunluğu kendileriyle birlikte eyleme geçmeye istekli, buna hazır olmadıkça güçsüz kalır. Gerçek tehlike, yüksek tabakanın, aşağı tabaka arasında suların bulanmasını bekleyip, hoşnutsuzluğunu o zaman açığa vurmasıdır.
Hiçbir kral ya da devlet, hoşnutsuzlukların uzun zamandan beri hiçbir tehlike doğurmadan sürüp geldiğine bakarak, kendini güven altında görmesin, çünkü her kalkan tozun fırtına başlatmayacağı doğru olmakla birlikte, değişik zamanlarda kalkan tozlardan sonra bir fırtına kopabilir. İspanyol atasözünün pek güzel belirttiği gibi “Sonunda ip en hafif bir çekme ile kopuverir.”