Bizi korkutan ne adamın yoksul hali, ne de yakasına sürünüp duran, boynundaki urdu. Bizi korkutan yalnızlığıydı. Kafasında çağanoza, istakoza benzeyen korkunç düşünceler kurduğunu sanıyorduk. Bekçi kulübesinin, çemberlerimizin, çalılıkların üstünde, çağanoza benzer düşünceler kurulabilmesi ürkütüyor,
dehşete salıyordu bizi.