Aşk biter, çünkü idealize eder, bu da illüzyondan başka bir şey değildir. Hayallerin etkisi altında aşık oluruz; zaman aşkın düşmanıdır, çünkü gerçekliği günışığına çıkarır ve illüzyonun geçmesine neden olur.
Aşkın sınırlılığını fark etmek bazılarının dağılmasına neden olurken, birçoğumuz da aşk acısından büyümeyi beceririz. Sevgilinin ulaşılmazlığı kişiyi kendi ayakları üzerine kaldırabilir ve onun ilişkiye belli bir mesafe kazanmasına olanak sağlayarak kişiye bağımsızlığını geri verir.
En büyük hayal kırıklığı yaşatan keşiflerden biri de, sevgilinin bizi yalnızca kendi tarzında anlayabilecek olması ve bu tarzın da bizimkinden oldukça farklı olduğu gerçeğidir.
Günümüzde bağlantısız ve özgür olmaya duyulan özlem, aşka duyulan özlemden kendini korumak kaygısıyla şu düstura sarılır: “Hiç kimseye ihtiyacım yok, ben kendime yeterim!”