O suskun
Bu susmayan
O yürekli
Bu cesaretli
O deli
Bu dolu
O bilir
Bu konuşur
O söyler
Bu dinler
O Aşk
Bu Leyla
O kurtuluş
Bu köprü
O hazine
Bu elmas
O huve
Bu ene
O taht
Bu taç
O sır
Bu sır
B i l m e c e
Çıkıp da gel sürpriz yap
Yüreğime ışık yak
Acımasız, kör bir bıçak
Çekilmiyor, bu yalnızlık, gel
Gel bahtımın kar beyazı
Gel canımın can yoldaşı
Gel bitsin bu zalim sızı
Çekilmiyor, bu yalnızlık, gel
Müslüm Gürses - Gel bahtımın kar beyazı
Ne hoş.
Alışık olmadığın nefesimde birinci kalite tütün kokusu.
Merak etme ben de alışamadım.
Bir şeyler değişiyor sanki.
Baksana dünyaya. Oldum olası savaş hengamesi.
İyilik ve kötülük daim çarpışmada.
Beyaz ve siyah.
Biz?
Korkma bizim rengimiz hala aynı.
Mesela…….
Saatler süren operasyon altındaki kan pompalanması..
Nefes alış verişine gelen tepki bayram sevinci!
Biz….
Yetimler sofrasındaki hiç kelimesi..
Perdeler…
Açılır mı dersin? Bir görsek?
Yaşıyorsun sanıyorlar.
Ah insanlar… Ne çok aldanıp yanılıyorlar..
Oysa rengimizden tanınırdık biz.
Kokumuz parfümsüz uzaklardan duyulurdu.
Ne oldu?
Savaş..
Kaç yüz yıllık hasretin vuslatına talibiz?
Söyle AŞK!
Çehreni kim öptü..
Bakamadığım her yerden kim……..
Günümüz Mecnun ve Leyla’sı diyorlar..
Şahidimiz kim?
Yazarım devamını.. Yazarım ve kahroluruz..
Çünküsü yok, sabırlar gergefte!
Kim dayanabilir zamanın kırbacına
Zorbanın kahrına
Gururunun çiğnenmesine
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
Ölümden sonra ki bir şeyden korkmasa
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı