Bismillah.
İçimin sıkıntılarına aldırış etmeden kalktığım uykumdan, gündelik yaşamıma, kahvaltı eşliğinde ve sevdiğim minik ailemle oturdum. Erteleyerek içimdekileri sabaha bir başka şükürle devam ettim. Soframdaki güzelliklere (yiyecekler değil) baktım. El-hamdulillah.. Yarım saat sonra herkesi uğurlarken, biraz internet komedilerine daldım. Biraz durum güncellemelerine. Aslında kimin ne yaptığıyla ilgilenmem hatta bakmaktan ve nazar etmekten imtina ederim. Bir büyüğüm öğretmişti, her şey "nazar", bakışla başlar diye.. Çok nadiren yaptığım için, daldım o insan hayatlarının seline..
KOCAMAN TEMALARLA FİLİSTİN VE İDAM... İRAN VE ABD, İTRAİL SAVAŞI... KENDİ VATANIMDA ZEYTİN AĞAÇLARI, LİMAK!, HAKKINI SAVUNAN VATANDAŞIMA İSE TUTUKLAMA KARARI...
Hangi küfür daha yakışır diye düşünmedim değil. Neye karşı savaş veriyoruz? Kendi minik aileme baktım. Şükür sebebi demiştim. Binlerce çocuğun, kadının, yaşlının ve gencin haklarını ve hayatlarını ellerinden aldıkları İĞRENÇ SAVAŞLARA ve SAPKIN epstein davalarına baktım. Lanetler okudum yeniden. Dualar ettim her ellerim göğe yükselirken veya gözlerime bu alanda birşey ilişirken.
İç sıkıntım, iş yerime gidene ve bu satırları yazana kadar devam etti ve ediyor. Bana bir hatırlatma oldu sizle de paylaşmak isterim. "LÂ RAHATE FİD-DUNYA" Dünyada rahat yoktur. Fakat huzur isteyeceğiz. Göklere bakmak iyi geliyor. Nitekim, Hz Peygamber Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem de hüzünlüyken göklere, sevinçli iken TOPRAĞA bakarmış..
Yine öğrendiğim bir söz, ateş kibirlendiği için ondan şeytan, toprak tevazu gösterdiği için ondan Âdem (asm) yaratıldı --Sadi Şirazi.
Göklere ve göklere...
İçimin küskün yanları ve iç sıkıntılarım inanın ki gitmedi. Bir haber daha, Enerjiye %25 ZAM yapıldı. Bu kadar yiyicinin arasında, yine ELHAMDULİLLAH