Herkesin hayatında bir 'dönüşüm' noktası vardır. İnsan bu noktaya bir anda gelmez elbette. Yaşadığımız olaylar, gördüğümüz ve duyduğumuz hikayeler bizi bu noktaya getirir. Farkında olmadan omzumuzda taşıdığımız yükler bir anda orada olduklarını hissettirirler. Yere çökmek zorunda bırakırlar. Başkalarına yardım etmeye çalışırken kendimizi ihmal ettiğimizi farkederiz ya da farkedemeyiz. Bu durumu anlamlandıramayız çoğu zaman.
(Bencilce bir düşünce belki ama bence hayatımızdaki en değerli kişi kendimiz olmalıyız. Böyle olursa başkalarına da daha faydalı oluruz.)
Baş karakterimiz Gregor Samsa da ailesi için yaşayan biri. Her şeyini onlara adayan biri ve bu onun yıkımı oluyor. Yaptığı iyilikler artık onun görevi haline gelmişken bu görevleri artık yapamayacak durumda olduğu zaman çevresindeki insanların davranışlarının nasıl değiştiğini okuyoruz. Empati yapılması ve ders alınması gereken bir hikaye. Franz Kafka'nın karamsar ve derin anlatımını seven birisi olarak kitabı her okuduğumda bana farklı gelen bir yanı oluyor. Ve her seferinde okurken yaşıyorum.
Arkadaşlar ben artık 'size özel' kısmında garip, saçma sapan iletiler görmüyorum. O kadar çok şikayet ettim ki uygulama sonunda beni karantinaya aldı sanırım:))