Roseanne VİOLET

Roseanne VİOLET
@RoseanneViolet
Boynu bükük, gözü yaşlı, tek başına. whatsapp.com/channel/0029VbB...
Şu haline bak ya! Yapayalnızsın abi! Çevrene bak ya! Var mı biri? Yok! Bir tane arkadaşın yok. Sana aşık bir tane kadın yok. Çünkü sen de aşktan anlıyorsun ne de sevgiden abi. Sadece varsa yoksa işin, kuralların, bir de ben. Ya ne kadar zavallısın! -Yargı (dizi)
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Başkası için kesin yapmaz dediğimizde başlıyor işte sınav, hepte sınıfta kalıyoruz." -Yargı (dizi)
İnsan zaman geçtikçe bunu da kaldıramam dediği mazide kalmış çok yarayı kanıksıyor, kanıksadıklarıyla da olgunlaşıp büyüyor ama ailenin kanattıkları her yaşta çocuk bırakıyor maalesef.
7/10
·60 syf.··
2026 4. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 19:28
Sanırım Sylvia ile şu kapalı anlatım konusunda anlaşmaya başladık. Eh yapay zeka sağolsun geçmiş Plath deneyimlerimde bana yardımcı olmuştu, resmen ufkumu açtı kerata. Neyse, kısaca bu kitabı bir tık daha iyi anladım. Ariel'den sonra yeni bir faciaya gerek yoktu, iyi oldu. Kitap her ne kadar 3 kadının doğum, kadınlık vb. Meselelerine odaklanmış gibi gözükse de bence üç kadında da anlatılmak istenen ortak nokta hep aynı. Üzerlerine yıkılan baskılar ve zorunda kalmışlıklar ile mücadele eden kadınlardı bunlar. Toplumun arzuları ile hareket etmek zorunda hisseden, karşı da çıkamayan ve uyum sağlayarak kendini parçalayan kadınlar bize çok tanıdık gelebilir Sylvia'yı tanıyorsak. Daha doğrusu, Günlükler kitabını okuduysak... Sylvia'nın toplumun üstüne yıktığı tabulardan ne kadar nefret ettiğini ancak yine de bu geleneklere karşı pek de tepkisel bir başkaldırıda bulunmadığını düşünüyorum. Zaten bence hayatına son vermesinde de bu içsel düşünceleri ile dış dünyadaki davranışlarının, yaşantısının uyuşmaması da büyük etken. Yani her ne kadar muzdan nefret etse de başka seçenek bulamadığı için muzlu pastayı yiyen biri gibi Sylvia. Ya da en azından önüne koyulan tabağa hayır diyemeyen biri. Kitaptaki kadınların da doğurdukları çocuğa ya da en başında hamileliğe bile ait hissedemeyen kadınlar olduğunu görüyoruz. Örneğin birinci kadın: "Kim bu mavi, Delibaş çocuk? Bir yıldızdan fırlatılmış gibi sanki, parlak ve garip! Burnundan soluyor! Odaya uçtu, ardında bir çığlık. Mavisi soluyor, ne de olsa bir dünyalı o." Fark edildiği gibi yalnızca anne çocuğuna karşı yabancı hissetmiyor, doğan çocuğun da bu dünyaya ait olduğunu zor idrak ediyor. Buradaki geçiş ve metaforlar beni çok etkilemişti. Benzer şeyi üçüncü kadında da görebiliyoruz: "Ve keskin çığlıklar yükseliyor açık
Üç KadınSylvia Plath · Artshop Yayıncılık · 0540 okunma
Uzun süren bir çöküntüden çıkan ben, yatakta buluyorum kendimi. Döşek üstünde güvenliyim, bir düşüşe karşı sımsıkı kenetliyorum ellerimi. Kendimi buluyorum yeniden. Gölge değilim ben