Üç Kadın

Sylvia Plath
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
60
İlk Yayın Tarihi:
Mart 1994
Yayınevi:
Artshop Yayıncılık
Orijinal Adı:
Three Women: A Poem for Three Voices
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
E-kitap
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·60 syf.··
2024 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2024 16:11
Üç hanımefendinin şiirsel konuşması Üzerinden gidiyor kitap. Beğendiğim kısa sürede okunacak bir kitap. Dil tabiki çevrildiği için kendi öz halinden daha ahenksiz gelebilir ama anlam olarak hoşuma giden yerleri olan bir kitap oldu.
Edebiyat
Üç KadınSylvia Plath · Artshop Yayıncılık · 0540 okunma
"Üstüme diktim yaşamı" der Sylvia. Keşke sökmeseydi.
9/10
·60 syf.··
2021 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 19:42
Sylvia Plath..İsmini duyup, hayatını bilmediğim yazarlardan bir tanesiydi kendisi. Taa ki Kafkaokur'da Nilgün Marmara hakkında yazıyı okuyana kadar. Üç kadın. Üç farklı hayat. 60 sayfaya sığdırılmış hayatların, müthiş anlatımı. İtiraf edeyim: kitabın arka kapağındaki açıklamayı okumasam "bu ne şiirler ya alakasızca" derdim. Okuyan herkes derdi hatta. Eğer okuyacasanız (okumanızı şiddetle tavsiye ederim) önce arka kapağından başlayın. Kadınlar birinci, ikinci, üçüncü ses diye tanıtılıyor. Birinci kadın çocuk sahibi olabilen ve çocuğunu kucağına alan bir anne. İkinci kadın sürekli düşük yapan, çok istemesine rağmen bir türlü anne olamayan bir kadın. Üçüncü kadınsa anne olsa bile çocuğunu terkeden bir kadın. Kitapta bebeklerin ne kadar masum olduğunu da anlatmış Sylvia. "Bu masum ruhları bize gönderen şey ne? Baksana, öylesine tükenmişler ki! Bozguna uğramış yatıyorlar. Branda kaplı karyolalarında: bileklerinde künyeleri, Taa buralara kadar gelmişler almak için ödüllerini." Kitapda bir isyankar ruh var sanki. Kadere, hayata ve bunların arkasına saklanıp o küçücük canları atanlara isyan. Okuyunca bu isyana iştirak edeceksiniz, benim gibi. İyi okumalar.
1000Kitap
Üç KadınSylvia Plath · Artshop Yayıncılık · 0540 okunma
3/10
·60 syf.·
2025 109. kitabı
Üç Kadın Sylvia Plath İlk defa Sylvia Plath eseri okuyorum şahsen beni etkilemedi, evet bir melankoli var bu melankoli 3 kadın, 3 kadının hayal kırıklığı üzerinden anlatılıyor sanki bir şiir kitabı değil de bir diyalog yani tiyatro/senaryo kitabı okuyoruz gibi oluyor ama bana bir çiğ geldi yani nasıl söyleyeyim duygular gönlüme işlemedi. Belki de çeviriden kaynaklı ya da ne bileyim düşük, devrik bir cümle formunda olması tarzından olabilir. Naçizane bence evet Nilgün Marmara, Sylvia Plath 'tan etkilenmiş ama bence onun şiirleri daha güzel... Yine Sylvia Plath kitapları okuyacağım ama bu kitap beni fazla etkilemedi beğendiğim sözler için 3/10.
Şiir
Üç KadınSylvia Plath · Artshop Yayıncılık · 0540 okunma
Puan vermedi·60 syf.··
Beğendi
·
2024 121. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2024 02:16
Selam. Ağustos ayının son kitap yorumu ile geldim. Sylvia Plath'ın Üç Kadın adlı şiir kitabını okudum. Yazardan okuduğum üçüncü eser bir roman iki şiir kitabı oldu. Üç Ses yani üç kadın için bir şiir yazılmış. Bir doğumhane ve çevresinde üç kadının sesinden düşmüşlüğü, çaresizliği, acılarla başa çıkabilmeyi, korkuyu hissettirir bizlere Sylvia. Samimi aynı zamanda çarpıcı üslubuyla doğumhane de geçen üç kadının duygularını okuruz. Karanlığı, sessiz çığlıkları, suskunlukları ve yarım kalmışlığı görürüz. Yine içe dokunan şiirlerle doluydu. Şiir sever okurların mutlaka okuma listelerine eklemesi gerektiğini düşünüyorum. Şiirle ve sevgiyle kalın. #kitapalıntıları ... İçinden düşüncelerin, yıkımların, buldozerlerin, giyotinlerin Beyaz çığlık odalarının fışkırdığı ardı arkası kesilmeden O düz, dümdüz, düzlüğü görmüştüm. 9 Üç Ses İçin Bir Şiir Dekor: Bir doğum koğuşu ve çevresi Bir dolu şansım vardı. Hepsini denedim. Üstüme diktim yaşamı, zor bulunan bir organ gibi. Ve dikkatle, korka korka yürüdüm, ender bir şeymişcesine. Çok kafa yormamaya çalıştım. Doğal olmayı denedim. Sakinim ben. Dinginim. Korkunç bir fırtınadan önceki dinginlik bu: Rüzgârın gezintisinden önceki sarı an, yaprakların Ellerini, sarı benizlerini açtıkları sarı an. Öyle dingin ki burası. ... Ey uzaklığın ve unutkanlığın rengi!
Edebiyat Şiir
Üç KadınSylvia Plath · Artshop Yayıncılık · 0540 okunma
10/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2025 216. kitabı
Şiirin her satırında, okuru bir cümlede tutup bekleten, düşündüren bir durak vardır. O cümlede kalakalırsınız. Çünkü Sylvia'nın acıları kolay geçip gidilecek türden değildir. Onun her dizisi bir çığlık gibi yükselir ama kulağa fısıltı gibi gelir. Bazen onun söylediklerine değil, söyleyemediklerine takılır insan. Bir eksik tamamlanır gibi olur, bir kelime yarım bırakılmış gibi. Plath’in dili zarif ama keskindir. Kadının bedeni, kaderi ve toplumsal rolleri şiirin zeminine yayılırken, duygular ise yüzeyde dalga dalga büyür. İlk Kadın ideal bir annedir, sevgi dolu ve beklenen doğumun getirdiği "tamamlanmışlık" duygusuyla konuşur. İkinci Kadın, bebeğini kaybetmiş bir boşluğun içinden seslenir. Üçüncü Kadın ise doğurduğu çocuğunu evlatlık vermek zorunda kalmıştır—bir annenin varlığı ama yokluğu içinde kaybolmuştur. Bu karakterler yalnızca kurgusal değildir. Her biri Sylvia’nın kendi kadınlığına, anneliğe, yalnızlığa ve kaybetmeye dair yaşadığı sancılardan doğmuştur. O, kendi kırık dökük ruhunu üç bedene bölerek anlatır. Böylece bir şiirden çok, bir içsel otopsiye dönüşür metin. Ve ben… bu satırları okurken bir şeyi fark ettim: "Birilerinin acılarının güzel bir cümleye dönüştüğünü anlamak, beğenmek ne acı." Evet. Sylvia'nın acılarını okurken hayran kalmak, onun kırgınlığını estetik bulmak, bir insanın yıkımına güzellik atfetmek... Bu bir tür suç ortaklığı gibi. Ama belki de edebiyat budur: Yaraya bakarken içini görmek. Sylvia Plath, Üç Kadın şiiriyle bizi yalnızca kadınların değil, insan ruhunun karanlık köşelerine götürüyor. Bu şiir, bir anne olamamanın, anne olup da yetersiz hissetmenin, ya da anne olup çocuğundan vazgeçmek zorunda kalmanın trajedisidir. Ama en çok da Sylvia'nın kendi haykırışıdır.
1000Kitap
Üç KadınSylvia Plath · Artshop Yayıncılık · 0540 okunma
7/10
·60 syf.··
2026 4. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 19:28
Sanırım Sylvia ile şu kapalı anlatım konusunda anlaşmaya başladık. Eh yapay zeka sağolsun geçmiş Plath deneyimlerimde bana yardımcı olmuştu, resmen ufkumu açtı kerata. Neyse, kısaca bu kitabı bir tık daha iyi anladım. Ariel'den sonra yeni bir faciaya gerek yoktu, iyi oldu. Kitap her ne kadar 3 kadının doğum, kadınlık vb. Meselelerine odaklanmış gibi gözükse de bence üç kadında da anlatılmak istenen ortak nokta hep aynı. Üzerlerine yıkılan baskılar ve zorunda kalmışlıklar ile mücadele eden kadınlardı bunlar. Toplumun arzuları ile hareket etmek zorunda hisseden, karşı da çıkamayan ve uyum sağlayarak kendini parçalayan kadınlar bize çok tanıdık gelebilir Sylvia'yı tanıyorsak. Daha doğrusu, Günlükler kitabını okuduysak... Sylvia'nın toplumun üstüne yıktığı tabulardan ne kadar nefret ettiğini ancak yine de bu geleneklere karşı pek de tepkisel bir başkaldırıda bulunmadığını düşünüyorum. Zaten bence hayatına son vermesinde de bu içsel düşünceleri ile dış dünyadaki davranışlarının, yaşantısının uyuşmaması da büyük etken. Yani her ne kadar muzdan nefret etse de başka seçenek bulamadığı için muzlu pastayı yiyen biri gibi Sylvia. Ya da en azından önüne koyulan tabağa hayır diyemeyen biri. Kitaptaki kadınların da doğurdukları çocuğa ya da en başında hamileliğe bile ait hissedemeyen kadınlar olduğunu görüyoruz. Örneğin birinci kadın: "Kim bu mavi, Delibaş çocuk? Bir yıldızdan fırlatılmış gibi sanki, parlak ve garip! Burnundan soluyor! Odaya uçtu, ardında bir çığlık. Mavisi soluyor, ne de olsa bir dünyalı o." Fark edildiği gibi yalnızca anne çocuğuna karşı yabancı hissetmiyor, doğan çocuğun da bu dünyaya ait olduğunu zor idrak ediyor. Buradaki geçiş ve metaforlar beni çok etkilemişti. Benzer şeyi üçüncü kadında da görebiliyoruz: "Ve keskin çığlıklar yükseliyor açık
Üç KadınSylvia Plath · Artshop Yayıncılık · 0540 okunma
4/10
·60 syf.··
2025 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2025 23:19
Sylvia Plath’in Üç Kadın adlı kitabı, bir doğum kliniğindeki üç farklı kadının iç dünyasını yansıtıyor. Birinci kadın doğum yapıp anneliği kabullenirken, ikinci kadın istemediği halde bebeğini kaybetmiş olmanın acısını taşıyor. Üçüncü kadın ise doğuramamış, anne olamamış bir kadının yalnızlığını ve yetersizlik hissini dile getiriyor. Şiir, kadınlık deneyimlerinin çeşitliliğini ve her birinin taşıdığı derin duygusal yükü gösteriyor bizlere. Plath, bu üç ses aracılığıyla anneliği kutsamadan, romantikleştirmeden, gerçekçi ve çarpıcı bir şekilde işliyor. Bir çırpıda okunacak kısa bir kitap. Keyifli okumalar.
Şiir
Üç KadınSylvia Plath · Artshop Yayıncılık · 0540 okunma
Kadınlar! Kadınlarımız!
10/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2020 17:44
Üç Kadın; acı, hayal kırıklığı, yalnızlık, mutsuzluk ve kadınlık hallerini anlatıyor bize. Bir doğum evinde karşımıza çıkan üç kadın, kendilerini anlatıyor bizlere, tüm kadınlarımız adına. Kadınlarımızın ne kadar mutsuz olduğunu gözler önüne seriyor her mısrasında Sylvia Plath. Sylvia Plath, Amerikan edebiyatının, başarılı feminist yazarlarından biri olmasına rağmen, ne yazık ki yaşamında bu başarıyı çok görmüşlerdir ona. Önce babası sonra da anlayışsız kocası mutluluğu hep esirgemiştir şairimizden. Üç Kadın, sade ve anlaşılır bir anlatımıyla okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır...
Üç KadınSylvia Plath · Artshop Yayıncılık · 2006540 okunma
Bir parça Plath
9/10
·60 syf.·
2019 19. kitabı
Şu incecik kitap kendimi tekrar hissetmeme neden oldu. Gezdiğim sahaflar arasında uzun arayış sonu ilk basımını bulabildim. Işık almayan, alamayan ruhum biraz olsun iyileşti. Sayfalara dokundum tek tek ve gözlerimi kapattım. Yazarken yaşadığın kafa karışıklığını hissetmeyi denedim. İnsanların senin üzerine bıraktığı ağırlığı hissetim. Belki de hissettiğim kendi ağırlığımdı. Kim bilir? ''Bir vahşetin odak noktasıyım. Hangi acılara, hangi üzüntülere analık etmem gerekiyor?'' Bu ne aralıkta bir iltifat bilemiyorum ama acıların güzelleştirdi seni sevgili Plath. Güzel kadın.
Edebiyat
Üç KadınSylvia Plath · Artshop Yayıncılık · 2006540 okunma
9/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2019 21. kitabı
Üç Kadın aslında Sylvia Plath tarafından radyo oyunu olmak üzere yazılmaya başlanmış bir şiir-öykü. Bir doğumhanede geçiyor ve üç farklı bakış açısından doğum süreciyle, acılarla, yaşamla, kadınlıkla, evlat sahibi olmak ile ilgili düşüncelerden oluşuyor. Üç farklı bakış açısı, şiirde 3 ayrı kadının "sesi"nden anlatılıyor. "1. ses" beklenmeyen hamileliğine rağmen doğumu hevesle bekleyen ve çocuğunu kollarına aldığında çok mutlu olan kadın. "2. ses" daha önce de olduğu gibi yine düşük yapan, çocuk sahibi olamayan, yine hayal kırıklığına uğrayan kadın. "3. ses" istenmeyen hamileliği sonucu çocuğunu doğurmak zorunda kalan, çocuğunu hastanede bırakıp çıkarken acısını da yanında götüren kadın. Sylvia Plath yargılamadan bakarak her 3 kadının da sevincine ve acısına ortak olmamızı bekliyor bizden. Bizi kalıplardan kurtarıyor, empati kurmamızı sağlıyor, "insanlaştırıyor". Okuyun derim.
Şiir
Üç KadınSylvia Plath · Artshop Yayıncılık · 2006540 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Sylvia PlathYazar · 16 kitap
Sylvia Plath, Amerikalı şair ve yazardır. Trajik yaşamı ve intiharıyla tanınan Plath, aynı zamanda yarı otobiyografik bir roman olan ve depresyonu üzerine ayrıntılı bilgiler veren Sırça Fanus kitabının yazarı olarak bilinir. Anne Sexton ile birlikte, Plath gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden biridir. Hayatı; 1932 yılında Alman bir baba ve ABD'li bir anneden, Massachusetts'te doğdu. Profesör olan babası 1940 yılında öldü. Plath ilk şiirini 8 yaşında yayımladı. Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu. 1950 yılında bursla girdiği Smith College'deki ikinci yılında ilk intihar girişimini gerçekleştirdi ve bir akıl hastanesine yatırıldı. 1955'te Smith College'den summa cum laude derece ile mezun oldu. Kazandığı Fulbright bursuyla Cambridge Üniversitesi'ne giderek çalışmalarını burada sürdürdü ve şiirlerini üniversitenin öğrenci gazetesi olan Varsity'de yayımladı. Plath burada 1956 yılında evleneceği İngiliz şair Ted Hughes'la tanıştı. Evliliklerinin ardından Boston'da yaşamaya başladılar. Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler. Plath ve Hughes, Londra'da kısa süre yaşadıktan sonra North Tawton'a yerleştiler. Çiftin Sylvia'nın kıskançlık krizleriyle başlayan sorunları bu dönemde başladı ve ilk çocuklarının doğumundan kısa süre sonra Sylvia Plath Londra'ya geri dönerek boşanma işlemlerini başlattı. Kiraladığı evin eskiden İngiliz şair William Butler Yeats'e ait olduğunu öğrenen Plath bunu iyi bir işaret olarak değerlendirdi. 1962-1963 kışı Plath için çok zor geçti. 11 Şubat 1963'te, ikinci kattaki odalarında uyumakta olan çocuklarının yanına süt ve kurabiye bıraktıktan sonra, odalarının kapısını da içeri gaz girmeyeceğinden emin olmak üzere bantlayarak kapattı ve kafasını fırının içine sokarak intihar etti. İntiharıyla ilgili olarak kocası Ted Hughes eleştirilere maruz kaldı. Hughes yıllarca bu konuda konuşmadı. Daha sonra anılarını yayımladı. 1963 yılında daha 30 yaşındayken intihar eden Plath'ın hayatı, Oscarlı oyuncu Gwyneth Paltrow'un ünlü şairi canlandırdığı "Sylvia" filmine de aktarıldı. Plath'ın Türkçe'ye çevrilen eserleri arasında bulunan "Sırça Fanus" adlı romanı, birçok kişi tarafından ilk Amerikan feminist romanı olarak değerlendirilir.