·
Okunma
·
Beğeni
·
1183
Gösterim
Adı:
Üç Kadın
Baskı tarihi:
Aralık 2006
Sayfa sayısı:
60
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756038154
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Three Woman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artshop Yayıncılık
Üç Kadın, bir doğumevinde karşımıza çıkan kadınlıkları, doğurganlıkları, acı ve mutluluklarıyla farklı hikayeleri olan üç kadını konu ediyor. Beklenmeyen hamileliğine rağmen çocuğunu kollarına aldığındaki mutluluğuyla "birinci ses", sürekli düşük yaparak hiç çocuk sahibi olamayan ama umudunu hiç yitirmeyen "ikinci ses" ve daha kimselere bağlanamadan çocuğunu doğurmak zorunda kalan ve çocuğunu oraya bırakırkenki acısını yanında götüren "üçüncü ses".
(Tanıtım Bülteninden)
60 syf.
Kadın birçok rolün üstesinden gelir, bazılarını soyunur bir kenara bırakır bazılarını da göz rengi gibi üzerinde taşır.

Sylvia Plath tarafından kaleme alınmış üç kadın, üç doğum öyküsü, üç farklı ses, üç farklı şiir.
Bu kadınların doğum öncesinde, esnasında ve sonrasında yaşadığı ruhsal durumları, fiziksel değişimleri, kendileri ve bebekleri için gelecekten beklentileri, garipseme ve mutlu olma gibi karmaşık duygularını bazen gerçek bir incelikle bazen de daha keskin ve sert cümlelerle ifade ediyor.
Kadınlardan biri beklemediği bir anda çocuk sahibi oluyor, biri her şeyden çok onu bekliyor, biri ise bu çocuğu büyütebilecek durumda değil...
Genel itibariyle şiirler, şekil ve üslup açısından düz yazı sadeliğinde, fakat bu şekilde bile etkileyici.
Çünkü; çocuk ve kadın olan iki ayrı varlığın anne ve çocuk bağına dönüşümü yeterince şiirsel.

Doğumhaneden kadınlığa, çocuğa ve dünyaya açılan bir kapı aralanıyor. Kapıyı açın pişman olmayacaksınız.


Peki bu üç yeni hayat, bu yeni sesler de bir şeyler söylemek istiyor olamaz mı?

******

İlk hediyem, ilk gözyaşım, ilk mutluluğum Annem.

Beklenmeyen şeyler hep güzel olurmuş benim gibi,
bunu düşleyebilir miydin?
Çiçeklerden daha güzel kokan bir varlığa sahip olmak aklının ucundan geçmiş miydi?
Dünya kötü bir yerdi ve canın pahasına koruyacaktın beni, sen küçücük bir böcekten bile korkmaz mıydın önceleri?
Gözlerime her baktığında aynı heyecanı ve iç titremesini hissedeceğini bilebilir miydin?
Gerçek sevgi buymuş dedin mi?
Her gece uykumda öptün mü beni?

******

İlk umudum, ilk bağım, ilk can'ım Annem.

Beni bu kadar çok beklemekten yorulmadın mı?
Gelip gitmelerimden umutsuzluğa düşmedin mi?
Sonunda bir gün geleceğime ve seni bırakmayacağıma nasıl inandın böyle?
Başka bebeklere bakıp benim hayalimi kurmak seni üzmüyor mu?
Sesimin duvarlarda çınlamasını, gece uykusuz kalmayı, çayını hiçbir zaman sıcak içememeyi, saç diplerinden parmak uçlarına kadar yorulmayı, her şeyden çok benim için emek vermeyi nasıl göze aldın?

******

İlk hüznüm, ilk yalnızlığım, ilk güvensizliğim Annem.

Canından can çıkarken, pişman oldun mu varlığımdan ve keşke diye başlayan kötü cümleler kurdun mu?
Ellerim tutmasın, gözlerim görmesin istedin mi hiç?
Gözlerime baktığında — eminim bakmışsındır — kendini görebildin mi?
Gördüğüne eminim, çünkü sen bana içini açtın dokuz ay boyunca...
Sevdiğin birinden ayrılmak ondan vazgeçmek kolay değildir, değil mi?
Dur bitirmedim ki nereye gidiyorsun, sensiz soğuk olur bu hastane, herkesin yüzü birbirine benzer ama hiçbiri sana benzemez, gitmesen olmaz mı?
...

Keyifli okumalar.
Sevgiler.
60 syf.
·Beğendi·9/10
Üç Kadın aslında Sylvia Plath tarafından radyo oyunu olmak üzere yazılmaya başlanmış bir şiir-öykü. Bir doğumhanede geçiyor ve üç farklı bakış açısından doğum süreciyle, acılarla, yaşamla, kadınlıkla, evlat sahibi olmak ile ilgili düşüncelerden oluşuyor.

Üç farklı bakış açısı, şiirde 3 ayrı kadının "sesi"nden anlatılıyor.

"1. ses" beklenmeyen hamileliğine rağmen doğumu hevesle bekleyen ve çocuğunu kollarına aldığında çok mutlu olan kadın.
"2. ses" daha önce de olduğu gibi yine düşük yapan, çocuk sahibi olamayan, yine hayal kırıklığına uğrayan kadın.
"3. ses" istenmeyen hamileliği sonucu çocuğunu doğurmak zorunda kalan, çocuğunu hastanede bırakıp çıkarken acısını da yanında götüren kadın.

Sylvia Plath yargılamadan bakarak her 3 kadının da sevincine ve acısına ortak olmamızı bekliyor bizden. Bizi kalıplardan kurtarıyor, empati kurmamızı sağlıyor, "insanlaştırıyor".

Okuyun derim.
60 syf.
Şu incecik kitap kendimi tekrar hissetmeme neden oldu. Gezdiğim sahaflar arasında uzun arayış sonu ilk basımını bulabildim. Işık almayan, alamayan ruhum biraz olsun iyileşti. Sayfalara dokundum tek tek ve gözlerimi kapattım. Yazarken yaşadığın kafa karışıklığını hissetmeyi denedim. İnsanların senin üzerine bıraktığı ağırlığı hissetim. Belki de hissettiğim kendi ağırlığımdı. Kim bilir?
''Bir vahşetin odak noktasıyım.
Hangi acılara, hangi üzüntülere analık etmem gerekiyor?''
Bu ne aralıkta bir iltifat bilemiyorum ama acıların güzelleştirdi seni sevgili Plath. Güzel kadın.
Böylesine bir masumiyet öldürebilir mi insanı,
Öldürebilir mi? Özsuyumu emiyor benim.
Ağaçlar çürüyor sokakta. Yağmur çürütücü.
Dilimde tadıyorum onu, onu ve yaşanabilir dehşetleri,
Direten, ortalıkta gezinen dehşetleri, alet çantalarıyla,
Yürekleri tik-tak vuran, önemsenmeyen vaftiz analarını,
Koruyan bir duvar ve çatı olacağım.
Bir gökyüzü ve iyilik tepesi olacağım.
Ah, bırakın beni!
Bir dolu şansım vardı. Hepsini denedim.
Üstüme diktim yaşamı, zor bulunan bir organ gibi.
Ve dikkatle, korka korka yürüdüm, ender bir şeymişçesine.
Çok kafa yormamaya çalıştım.
Doğal olmayı denedim.
Aşkta kör olmayı denedim, öteki kadınlar gibi, yatağımda.
Sevgili tatlı körümle birlikte kör,
Bir başka yüzü aramadık zifiri karanlıkta.
Sylvia Plath
Sayfa 17 - undefined
Daha ne kadar sargı olabilir ellerim
Onun yarasına, daha ne denli avutup
rahatlatabilir sözcüklerim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Üç Kadın
Baskı tarihi:
Aralık 2006
Sayfa sayısı:
60
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756038154
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Three Woman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artshop Yayıncılık
Üç Kadın, bir doğumevinde karşımıza çıkan kadınlıkları, doğurganlıkları, acı ve mutluluklarıyla farklı hikayeleri olan üç kadını konu ediyor. Beklenmeyen hamileliğine rağmen çocuğunu kollarına aldığındaki mutluluğuyla "birinci ses", sürekli düşük yaparak hiç çocuk sahibi olamayan ama umudunu hiç yitirmeyen "ikinci ses" ve daha kimselere bağlanamadan çocuğunu doğurmak zorunda kalan ve çocuğunu oraya bırakırkenki acısını yanında götüren "üçüncü ses".
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 70 okur

  • Eflatun Hanım
  • AkilliBidik
  • erdalertan
  • fn.
  • Alp
  • Albert
  • Nur Güvercin koçak
  • Samet sertkaya
  • ğ
  • Yunus

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.4 (4)
9
%42.3 (11)
8
%11.5 (3)
7
%7.7 (2)
6
%11.5 (3)
5
%3.8 (1)
4
%3.8 (1)
3
%0
2
%0
1
%3.8 (1)