Kitabın orta kısmını devirdikten sonra her şeyin bir paranoyadan ibaret, cinayet gibi bir şeyin olmadığı tamamen Raskolnikov’un kuruntuları olduğu düşüncesine daldım. Nitekim ara sıra rüyaları okurken de gerçek sanmış daha doğrusu yazar bu rüyaları gerçekmiş gibi biz okurlara yansıtmıştı. Alıp götüren bir roman..