RozaRose

Peki onun yolu bu dünyadan el etek çekmek, manastıra kapanmak ve melekleriyle söyleşmekse? Evi, kitapları ve plakaları bırakıp asıl yoluna dönmek için ne kadar süre dayanabilir? Ya da manastıra bir daha geri dönmeyecek bile olsa, onu gerçek düşünden alıkoymak için benim ödeyeceğim bedel ne olur?
Sayfa 129 - Can·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tanrı'nın yaşamımda çok önemli bir yeri olduğunu, onun çağrısına uymazsam mutlu olamayacağımı keşfettim.
Sayfa 115 - Can·Kitabı okudu
"Kimi insanların başkalarıyla arası bozuktur, kendileriyle arası bozuktur, yaşamla arası bozuktur. Bu kişiler tiyatro oynar ve oynadıkları oyunun metnini, yoksun bırakıldıları şeye göre yazar." "Ama işin kötü yanı, bu kişilerin, yazdıkları oyunu tek başlarına oynayamamalarıdır," diye sürdürdü. "Dolayısıyla, başka oyuncuları da kendi oyunlarında rol almaya kışkırtırlar. Dışarıdaki adamın yaptığı da tam olarak bu. Hınç almak istiyordu, araç olarak da bizi seçti. Onun yasağına boyun eğmiş olsaydık, bunu yapmış olduğumuza şu anda pişmanlık duyacak, dayak yemiş gibi hissedecektik kendimizi. Onun hımbıl yaşamının ve yoksunluklarının bir parçası olmayı kabullenmiş olacaktık. Bu adamın saldırganlığı apaçık ortadaydı, dolayısıyla onun oyununa gelmemek bizim için kolay oldu. Ne varki bazıları da, kendilerini kurban gibi gösterip yaşamın adaletsizliklerinden yakındıklarında, bizim kendilerine figüranlık etmemizi isterler. Onları oynaylamamızı, düşüncelerine katılmamızı isterler. "
Sayfa 64 - Can·Kitabı okudu
"Gülünç," diyorum, kendi kendime. "Aşktan daha derin hiçbir şey yoktur. Çocuk masallarında, prensesler kurbağalara öpücük verir ve kurbağalar sevimli prenslere dönüşür. Gerçek yaşamdaysa, prensesler prensleri öper ve prensler kurbağaya dönüşür.
Sayfa 61 - Can·Kitabı okudu
"Yerdeki çakıl taşlarına bak." Hepsi yusyuvarlak, köşeleri aşınmış. Kaydırak taşına benziyor. Oysa burada hiç deniz olmadı, bu Navarra kıyılarında. "Çiftçilerin ayakları, hacıların ayakları, serüven peşinde koşanların ayakları aşındırdı bu taşları. Taşlar değişime uğradı, üzerinden geçip gidenleri de."
Sayfa 60 - Can·Kitabı okudu