RozaRose

RozaRose
@RozaRose
Sonun ötesinde...
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
​Kitapta yer alan hikayelerin sonları her ne kadar okuyucunun hayal gücüne bırakılmış olsa da aslında hikayelerin nasıl bittiğinin pek bir önemi kalmıyor. Çünkü yazar, bizi sonuca değil sürecin düşündürdüklerine odaklıyor. Her bir hikaye okuru derin bir sorgulamaya iterek yazarın vermek istediği mesajın peşine düşürürken; bana sık sık ata sözlerimizi ve günümüzde hak ettiği değeri görmeyen toplumsal değerlerimizi düşündürdü. Yazarın sade ve akıcı dili sayesinde bir solukta biten kitaptaki favori hikayelerim şunlar oldu ya da hepsi oldu :) ​"Ormanda" kitapta en beğendiğim hikaye bu oldu. Herkesin, ormanda ölü bulunan bir adamın ardından, "aslında ben öldürdüm" diye düşündüğü bir cinayeti konu alarak yazar suçluluk psikolojisini ve kolektif vicdanı harika işlemiş. ​"Ejderha" hikayesinde uydurulan bir yalana yalanı söyleyen kişinin zamanla kendisinin bile inanmasını ve bu inancın bir kehanet gibi gerçekleşmesini konu alıyor. Bu yönüyle hikayenin algıların gerçeği nasıl şekillendirdiğine dair çarpıcı bir örnek sunduğunu söyleyebiliriz. ​Kitaba adını veren hikaye ise "Raşomon", hayatın tamamen özgür seçimlerimize bağlı olduğu yanılgısını yıkıyor. Bazı anların bizi 'zorunlu tercihlere' ittiğini; kötülüğün bir seçimden ziyade, hayatta kalma şartlarının getirdiği bir mecburiyet olabileceğini sarsıcı bir bakış açısıyla sunan bir hikaye. ​"Ah Çorba" hikayesi ise, bir tutkunun peşinden giden adamın ona ulaştığı an yaşadığı hayal kırıklığına şahit oluyoruz. Adam nihayet amacına ulaştığında, aslında hayal kurma sürecinin kendisine yettiğini acı bir şekilde fark ediyor. Tutkunun gerçeğe dönmesi ile hayalinin ölmesini konu alan bu hikayede bazen ulaşmanın değil, sadece hayal etmenin başlı başına bir mutluluk kaynağı olduğu hatırlatılıyor. Genel olarak yazar, karmaşık insan
İnsan ve Duygular
RaşomonRyunosuke Akutagava · Fol Kitap · 20212,413 okunma
Reklam
Puan vermedi·94 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2020 22:00
Rusya'da Çar I. Nikolay'ın, Osmanlı Devleti'nde II.Mahmut'un dönemi ve 1829 Osmanlı-Rus Savaşı... Çar I.Nikolay, tahta çıkmasıyla kendisini tahta görmek istemeyen ve isyan eden Dekabrist subaylardan birine Puşkin'in şiir yazıp göndermesi, savaşa gitmek isteyen Puşkin'e güvenmemesine neden olur. Bu yüzden de savaşa gitmesini istememektedir. Sivil olarak savaşa bir şekilde katılmayı başaran Puşkin'in savaş sonrası Rus ordusunu öven bir destan, bu tarz bir eser vermediği için eleştirilmesi uzerine kendi çizimleriyle de renklendirdiği bu gezi günlüğünü piyasaya çıkarmaya karar verir. Puşkin bu eleştirilerden sonra çıkardığı gezi günlüğünde yine Rus ordusunu övmeyi düşünmemiş, savaş alanını ve sonrasını, yaşadıklarını yalın, nesnel bir gözlem ile anlatmış. Puşkin aslında savaşın o insanda bıraktığı o berbat duyguları ya da savaşta kazanan tarafın o sevinç gösterilerini vermeyip, bu duyguları hissettirmek yerine savaşı nesnel bir bakışı olan Puşkin'nin gözünden yavaş yavaş savaş alanına gidip savaşı bizlerin de görmesini sağlıyor. Bizler açısından bir diğer önemi ise Osmanlı-Rus savaşını düşman bir milletin gözünden gözlemleme fırsatı yakalamış oluyoruz.
Edebiyat
Erzurum YolculuğuAleksandr Puşkin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,820 okunma
Puan vermedi·94 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2020 23:45
"Not alıyorum... Bir konu geldi de aklıma... Küçük bir hikâye konusu. Çocukluğundan beri göl kıyısında yaşayan bir genç kız var, sizin gibi biri; tıpkı bir martı gibi seviyor bu gölü ve bir martı gibi de mutlu ve özgür. Günün birinde bir adam geliyor oraya, kızı görüyor ve yapacak başka bir işi olmadığından yazık ediyor kıza, tıpkı bu martı gibi..." (sy:45) İşte tıpkı özgürce uçan bir martının özgürlüğünün elinden alınması gibi kolayca oynanan hayatların olduğunu anlatan 4 perdelik bir eser. Aşık olduğu insanlara kavuşamayan ve hayattan isteklerini alamayan bu karakterlerin kendini seveni değil de başkalarına olan aşklarını ve bu karmaşık ilişkilerinde kendi varoluşluklarını sorgulamalarını, mutluluk arayışlarını anlatıyor, Çehov. Her bir karakterin kişilik özelliklerini eserde yer yer çok güzel tespit edebiliyoruz. Bunlardan birkaçı benim gözlemlediğim kadarıyla şöyle. Bir yanda geçmiş ve gelecek düşüncesi yerine anı yaşamak isteyen ama elindekini yitirmeme çabası içinde olan anne Arkadina... "Yaşamak ciddi bir şeydir, fakat altmışınıza gelip de tedavi olmaya kalkışmak, gençlikte hayatım tadını çıkaramadım diye yakınmak, bağışlayın ama hafifliktir." (sy:28) cümleleriyle de anladığımız geçmişte yapamadıklarıyla yakınan ve bunun özlemiyle yanan, geç kalınmış bir yaşamı arzulayan Sorin'... Başkalarını iyi gözlemleyip analiz yapan ama kendine gelince "Elli beş yaşındayım ben, yaşama tarzımı değiştirmem için çok geç." (sy:36) diyen Dr. Dorn'un zamanında değerlendiremediği fırsatları... Ailesini geçindirme derdiyle uğraşırken bir de platonik aşkıyla evlenerek yükünü arttıran hayatın içinde maddi olarak ayakta durmakta zorlanan Medvedenko... Aşkını unutma düşüncesiyle sevmediği bir adamla evlenmeyi düşünen Maşa'nın mutluluk arayışları... Kendini sevmeyen, rüzgar
Edebiyat
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,6bin okunma
Puan vermedi·365 syf.··
Beğendi
·
2020 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2020 11:00
Martin Eden yarı otobiyografik bir kitap. "Gerçek dünya onun kafasındaydı ve yazdığı öyküler kafasındaki gerçeğin parçalarıydı." (sy:85) cümlelerini yazdığı bu kitapta, aslında Jack London'ın hayatından kesitleri okuyoruz. Rıhtımlarda ve çamaşırhanede çalışması, okulunu bitirememiş olması ama kısa sürede kütüphanelerden elde ettiği bilgi ve azimle sanki okula gitmiş gibi olması, öykülerini gazete ve dergilere yollaması ve bu öykülerden birinin birinci olması, yoksullara yardım etmesi.., bunların hepsi Jack London. Kitabın arkasında da Jack London'ın bir sözü "Martin Eden bendim." Gerçekten de Jack London'ın kendi etinden, kemiğinden, ruhundan, benliğinden yazdığı bu çarpıcı romanda kendisini 'bir öpücük için ölen Tanrının çılgın aşığı' olarak tanımlayan Martin Eden'in amacına ulaşmak için varını yoğunu ortaya koymasını, verdiği yaşam mücadelesini, yitirmediği umudunu ve azmini, cesaretini, aşk sandığı aşkı ve vazgeçişi anlatıyor.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Oda Yayınları · 1999134,8bin okunma
İnsanın Dünya Yolculuğu
Puan vermedi·140 syf.··
2020 30. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2020 21:49
Rind ve Zahid, oğul ile baba arasında geçen bir konuşma gibi dursa da aslında bir tartışmadır. Her ikisi de kendi tuttuğu yolun doğruluğunu birbirlerine ikna etmeye çalışması anlatılıyor, kitapta. Rind batılı düşünceleri, dünyevi istekleri, gönlü temsil ediyor. Zahid ise hakikati, ahireti, aklın dediklerini temsil ediyor. Zahid, oğlunu sosyal ve ahlaki yönden dindar, eğitimli biri olarak yetiştirmek ister. Bu amaçla oğluna öğütler verip nasihatlerde bulunur. Rind babasının nasihatlerinden bir şey anlamadığı için ondan açık ve anlaşılır olmasını istemesiyle, Baba Zahid ile Oğul Rind arasında tartışmalar başlamış olur. Daha sonra çiftlik, ticaret, sanat, saltanat gibi pek çok konuda çatışmalar, fikir ayrılıkları devam eder. Aslında Rind olgunlaşmayı ister ve bu amaçla olgunlaşma yolunda babasından yardım ister. Hatta babasına, kendisine rehber olması için birlikte yola çıkmayı teklif eder. Bunu kabul eden Zahid ile Rind'in yolu önce mescide sonra meyhaneye uzanır. Baba mescidi önerirken, oğlu ise önce hayatı tanmayı, gerçek ve olgun insan olmak için meyhaneyi de bilmenin gerekli olduğunu savunur. İşte bu noktada ikisinin de nasıl kişilikleri olduğunu anlarız. Rind yolunu henüz bulamamış ama bunun bilincinde olan, ne dine ne de dünyaya sırt çeviren, dinin emir ve yasaklarına aldırış etmeyen, günah işleyip günaha tövbe edenin daha üst olduğunu düşünen, ''Allah bağışlayıcıdır, beni de bağışlar'' diyen, "daha gencim" diyen, anı yaşamak isteyen, geleceği düşünmeyen, bahaneler bulan, aceleci, tembel, eğlenmeyi seven ve bu amaçla günah işlemeyi göze alan, zahmete girmeden rahat etmek isteyen biri. Zahid ise bugünden çok geleceği (ahiret) düşünen, dünyayı çile yeri olarak gören, dünyadaki amelleri karşılığında cennete gitmeyi hesap eden ve hatta garantilediğini düşünen,
Edebiyat
Rind ile Zahid - Sıhhat ile MarazFuzuli · Büyüyen Ay Yayınları · 2017410 okunma
Reklam