Ama yolumuzu kaybettik. Açgözlülük insanların ruhunu zehirledi, dünyayı nefret duvarları arasına hapsetti, bizi katliamlara ve acılara mahkûm etti.
Hızımızı artırdık ama kendimizden kaçamadık. Bize daha fazlasını getiren makineler bizi tatminsizliğe sürükledi. Bilgilerimiz bizi küstahlaştırdı, zekâmızsa bizi katı ve kaba yaptı.
Çok fazla düşünüyoruz ama çok az şey hissediyoruz. Makinelerden çok insanlığa ihtiyacımız var. Zekâdan çok nezakete ve iyiliğe... Bu özellikler olmadan hayat anlamsızlaşır ve her şey boşa gitmiş olur.
Birbirimizin mutluluğunu görerek yaşamak istiyoruz, kederini değil. Birbirimizden nefret edip dışlamak istemiyoruz. Bu güzel dünyada herkese yetecek kadar yer var.