Onların gerçek hayattan anladığı filan yoktu ve yemin ederim beni en çok kızdıran da buydu. Hatta tam tersine, en basit,en göze çarpan gerçekleri şaşılacak bir aptallıkla karşılıyorlardı.
Henüz on altı yaşında olduğum halde kabuğuma çekilmiş,onları hayretle inceliyordum; daha o zamanlar bile görüşlerinin darlığı, uğraştıkları şeylerin,oyunlarının, konuşmalarının manasızlığı beni hayrete düşürüyordu. O kadar önemli olayları fark edemedikleri, insanı etkileyen,hayrete düşüren konulara ilgisiz kaldıkları için,ister istemez onları kendimden aşağı saymaya başladım.
Beş yaşındayken, masaya oturur oturmaz nedensiz yere ağlama alışkanlığını hatırla. Daha önceden denediğin ve sana özgü bir davranış olduğu için hoşlandığın bir şeydi bu.