R.

Rosetta Taşı
... Mısır'ı işgal edebilen general, yani sonraki İmparator Napoléon, buraya ilmi heyetler götürmüştü. Mısır'ın bitkilerini, hayvan türlerini ve tabiî eski eserlerini sistematik olarak çizdirip tespit ettirdi. Bu ilk büyük ekspozisyonlardan ilmi tetkik gezilerinden, seferlerinden biridir. Bir müddet sonra da bugün Raşid dediğimiz Avrupa dilinde Rosetta denen Delta ağzında, İskenderiye civarındaki bir mevkide bir subay aşağı yukarı 50 cm boyunda bir taş kitabe bulmuştur. ... Şimdi bu ülkede hüküm süren, o tarihe kadar hüküm-ferma olan Osmanlı İmparatorluğu döneminde böyle bir keşif olmadığı için, böyle bir merak olmadığı için bütün dünya bu bilgiyi takip ediyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
... Selimiye'deki Sultan III. Selim'in yaptırdığı kışla, sadece mimarî tarihimizin değil bütün Avrupa tarihindeki barok kışlalara en iyi örnektir. Bu kışla hakikaten Avrupa'dakiler gibi Osmanlı'nın 17. yüzyıl ve 18. yüzyıl başlarındaki sürekli savaşların bezdirdiği asker toplumuna bir ferahlık ve yeni bir zevk getirmektedir.
Tarih
Şimdiki İstanbul müftülüğü, eski Şeyhülislamlıktır, Şeyhülislamlık olmadan evvel de burası Ağa Kapısı idi, yeniçerilerin merkeziydi, yani bir nevi seraskerlik, Genelkurmay Başkanlığıydı. Yeniçeri Ocağı kaldırıldıktan sonra burayı Bab-ı Meşihat'e yani Şeyhülislamlık'a vermişler; ondan evvel böyle bir yer, Meşihat binası yoktu. Kitabe çok ilginç, "Bab- fitneydi. Hak kıldı makam-ı ifta" diyor. Bu kitabe tarihî reaksiyondan, (1240 tarihli) Vaka-i Hayriye'den hemen sonra konuluyor.
Tarih
Medresetü'l-Kudat, Mekteb-i Nüvvab : Modern kadı medresesi
19. yüzyıldaki büyük eğitim reformu tamamen medreseye karşıdır, medresenin dışında bir eğitim sistemi kurmaya yöneliktir. ... Hatta ulema sınıfı bile kendini yeni hukukî dünyaya, yeni mevzuata uyarlayabilmek için yeni bir müessese meydana getirmiştir. Medresetü'l-Kudat, Mekteb-i Nüvvab da denen bu modern kadı medresesi çok ilginç bir şekilde modern hukuk mektebinden daha Batıcı, daha Romanist hukuk sistemine yatkındır. İlk defa müderrislerin keyfine göre değil de, belirli ders saatlerinde belirli derslerin okunabileceği program hayata girmiştir ve bizim 20. yüzyılın hukukçu deposu da bu müessese olmuştur.
Ahmet Cevdet Paşa
Osmanlı tarihinin ünlü idare adamlarından Cevdet Paşa çok genç yaşta en yüksek eğitim kurumlarından biri olan Süleymaniye Medreselerinde kibâr-ı müderrisîn yani o devrin ordinaryüsü demek olan Süleymaniye müderrisliği ile işe başlamıştı. Muvaffakiyeti üzerine bir ara kendisine kazaskerlik payesi verilmişti. Kazaskerlik payesinde iken ilmiye silkini terk etmiş, vezir olarak idareci sınıfına geçmişti.
Tarih