Eğer birini seviyorsam herkesi seviyorumdur; dünyayı, yaşamayı seviyorumdur. Eğer birine "Seni seviyorum" diyebiliyorsam, "Sende herkesi seviyorum, seninle tüm dünyayı seviyorum, sende aynı zamanda kendimi de seviyorum" da diyebilmeliyim.
Yetişkin insan dıştaki anne ve babadan kurtulmuş ama onları içinde yeniden oluşturmuştur. Ne var ki, Freud'un süperego görüşünün aksine, anne ve babasını içinde birleştirerek oluşturmamış, kendi sevebilme yetisine göre bir annelik güdüsü, akıl ve yargı güdüsüne göre de bir babalık güdüsü oluşturmuştur.
...
Eğer kendine sadece babalık güdüsünü ayırırsa şefkatsiz ve haşin olur. Sadece analık güdüsünü yeşertirse yargılama gücünden yoksun kalır ve hem kendisinin hem de başkalarının gelişimini engeller.
Baba sevgisi koşullu sevgidir. Kural: "Seni seviyorum çünkü umutlarımı gerçekleştiriyorsun; çünkü görevini yapıyorsun, çünkü beni seviyorsun." Koşullu baba sevgisinde de koşulsuz ana sevgisinde olduğu gibi olumlu ve olumsuz yanlar vardır. Olumsuz yanlardan biri baba sevgisinin kazanılan bir sevgi olması, beklentiler gerçekleşmezse yitebileceğidir. Baba sevgisinin doğasında yatan itaat, en temel erdemdir, itaatsizlik ise en korkunç günah. Bunun cezası ise baba sevgisinden yoksun kılınmaktır. Olumlu yanı da aynı şekilde önemlidir. Onun sevgisi koşullu olduğuna göre, onu kazanmak için bir şeyler yapabilir, onun için çalışabilirim, anne sevgisi gibi benim denetimimin dışında değildir.
Anne sevgisi, çok özel yapısının sonucu koşulsuzdur. Anne, yeni doğan bebeği bebek yeni özgün koşulları yerine getirdiği için değil, kendi cocuğu olduğu için sever. Koşulsuz sevgi sadece çocukların değil, tüm insanların en derin özlemidir. Diğer yanda ise, kişinin değerlerinden dolayı hak ettiği için sevilmesi her zaman yerini kuşkuya bırakır: Belki beni sevmesini istediğim kişiyi memnun edememekteyim, belki şu, belki bu oluyor. Burada sevginin her an bitivereceği korkusu vardır. Daha da öte "hak edilmiş" sevgi yerini kolayca kişinin o olduğu, kendisi olduğu için sevilmediği, sadece hoşa gittiği için sevildiği, son çözümlemede kişinin sevilmeyip kullanıldığı yargılarıyla acı bir duyguya bırakır. İster büyük ister küçük olalım, hepimiz kuşkusuz ana sevgisine tutunmanın özlemi içindeyiz.